Eve gitmek üzereydi, bir ailesinin olduğu yere geri dönecekti. Voldemort olmasa, Godric's Hollow'da büyümüş, bütün okul tatillerini orada geçirmiş olabilirdi... on yedinci doğum günü pastasını yapan, annesi olurdu. Kaybettiği hayat ona şu andakinden daha gerçek görünmemişti hiç. O gece Hermione yattıktan sonra, Harry sırt çantasını sessizce onun boncuklu çantasından çıkardı, içinden de Hagrid'in çok uzun zaman önce ona verdigi fotoğraf albümünü aldı. Aylardır ilk kez, ona gülümseyen annesiyle babasının eski resimlerine dikkatle baktı, artık onlardan bir tek bu resimler kalmıştı.
"Gitmemesi gereken biri varsa, Harry, başına on bin galleon ödül konmuş -"
"İyi, ben burada kalayım," dedi Harry. "Gün gelir de Voldemort'u yenerseniz bana haber verin, olur mu?"
"Elimizde okul sandıklarımızla çıkıp Hogwarts Ekspresi'nin yolunu tutmamızı bekliyorlar sanki."
Ron saatine baktı.
"Sabahtan beri onu düşünüyorum ben de. Yaklaşık altı saat önce hareket etti. Ne acayip, değil mi, trende olmamak?"