"Seninle tanışmak bir felaketti."
"Teşekkür ederim."
"Ama o felaket için her gün şükrediyorum. Bildiğim hayattan sıyrılmamı sağlayacak bir afete ihtiyacım vardı. Sen bir deprem, bir toprak kaymasıydın."
"Ben," dedi Nina elini beline koyarak, "hassas bir çiçeğim."
"Sen bir çiçek değilsin, sen ormanda aynı anda açan bütün çiçeklersin. Sen bir gelgit dalgasısın. Bir izdihamsın. Karşı konulamazsın."