Aşk öfkeyle, sevgi ise merhametle paraleldir.
Bu yüzden aşk umarsızca kırıp dökerken sevgi hep yanı başında kırık parçaları birleştirip enkazı yeniden eskisi gibi inşa etmeye çalışır.
Hepimiz zamanında masum, küçük çocuklarken bizi bir bilim adamı, öğretmen veya katile dönüştüren şey nedir? Çevremiz mi? Yoksa doğuştan genetiğimize kodlanmış milyarlarca yıllık şifreler mi?