yüreği adamakıllı atıyordu. ısınan yastığın tüylü kumaşını uzaklaştırmak için başını güçlükle kımıldattı, yalnızca ensesindeki bu serinliği yaşamak duyumuna bıraktı kendini. kocaman bir göz gibi gevşeyip kasılan yüreği, uykulu gözkapaklarını yalnızca karanlıkları tanısın, diye açıyordu. yalnızca karanlığı mı.
tuhaf ama öyle. bilinç akımının karışıklığını önermek tenakuz gibi. ama dikkat edilecek, dikkat ettiğim bir şey var. bilinç akımında gözün gördüğünü anlatmak var.