iclal

insanlarla çok uzun süre iletişim kurmadığım zamanlarda, dışarıdalığın artık dışarı olamayacak bir homojenlikte, bedenimden sızınanın geniş yolaklara dönüştüğü, yaşama tatbik edilebilir ve tatbik edilebilir demenin sakıt adlandırılabileceği bir kendiliğindenlikle içerisi olduğu yaşam formuna eriştiğimi düşünüyorum. bu yanılgıyı sabah sigara içmeye çıktığımda ağzımı açmaya yeltenip dudaklarım birbirine yapıştığından birkaç denemeyle çözerek açmaya çalıştığım an korkunç bir utanç içinde karşıladım, talihsizlik, kendimi dışarıdan seyrediyordum. biyolojik herhangi bir varlığın kolaylığına kesinlikle yaklaştığı herhangi bir hamlenin kusursuz olmamasının ne kadar üzücü bir aptallığı olduğunu biliyorsunuz. yaşam deneyimlerine sahipsiniz, öyle değil mi ikircikliği artık hissedemiyorum dediğim yerde aptal romantiğin uyku sersemi kör eliyle mum artığını yokladığını hayal etmeyin, tüm artık parmak uçlarımda. ve hiç romantik değilimdir. zarlar birbirine değmiyor, 20 yaşındayım.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
benim tatlı tremorum fuat saka mı
bok koklamış gibi bakmıyorum. bu bir ifade içeriyor, bok koklamışlık ifadesi
bir ceset gibi orada yatmakta ve sevilmesine izin vermektedir.