Kendi halimde takılıyorum. Yorumlarını ve incelemelerini beğendiğim hesapları takip ediyorum. Paylaştığım şeyler kendime bıraktığım notlar niteliğindedir. (Her zaman düşüncelerimi direkt yansıtmaz)
Horror Addict
Kara Ev ise -Shirley Jackson’ın Tepedeki Ev’i gibi, yüzyılın başındaki çirkinlik timsali, Seattle’daki Kırmızı Gül gibi-deliliğin ta kendisiydi. Tam anlamıyla bu dünyadan değildi. Dışarıdan bakmak zordu -gözler sürekli oyuna geliyor, yanılıyordu-ama birkaç saniye boyunca düzgün bir şekilde bakabilen, Çok normal ölçülerde üç katlı bir bina görürdü. Evet, rengi alışılmadıktı -tüm dış cephe, pencereler bile simsiyahtı-ve yapısal güvenilirliği konusunda huzursuz düşünceler uyandıracak kadar eğimli, çökmüş görünüyordu, ama diğer dünyaların gösterişi düşünülmeksizin bakıldığında neredeyse Fred ve Judy’nin evi kadar sıradan bir yer olduğu söylenebilirdi... Tek fark, o kadar bakımlı olmayışıydı.
"Kule’yi ve Kirişler’i koruma görevi daima Gilead’ın eski savaş loncasına, bu dünyada ve diğer pek çoğunda silahşörler, diye adlandırılan kişilere ait oldu. Ayrıca çok güçlü bir psişik güç de yaratıyorlardı, Jack, Kızıl Kral’ın Kırıcılarına karşı koyabilecek kadar güçlüydüler, ama...”
“Biri hariç tüm silahşörler yok oldu,”