Boş ver bütün kuralları,
Özgür ol mesela…
Sadece bugün.
Aynaya bak!
Ama cesur ol. Adil ol.
Kırışıksız bir yüzün olmasın
O kırışıklıklara dokun… Gülümse…
Ne kadar da üzülmüştün değil mi?
Ne kadar gülmüştün o günler?
İşte o kırışıklıklar onların izleri…
Sen dev posterlere bakıp kendini “değersiz” hissediyorsun ya;
O posterlerin hiç biri aşık olmadı biliyor musun?
Hiç dans etmedi rüzgâra karşı…
Hiç şiir okumadı bütün duygularını özgür bırakarak…
Hiçbir çocuğun kafasını okşamadı,
Hiç dostlarıyla kahkaha atmak pahasına saçmalamadı...
Bazıları onlara “mükemmel” diyecek ama,
Ben mükemmel bir ölü olacağıma,
Kusurlu bir yaşam olmayı tercih ederdim.
Şimdi tekrar bak bir aynaya!
Kusurlarına aşık ol önce…
Öyle bir kusurlu ol ki,
Kucakla onları cesurca.
Öyle burun kıvırma kendine...
Sen doğanın sanat eserisin sonuçta.
Sen yaşayan bir şiirsin,
Sen yaşamın kaynağısın,
Sen kanatları olmayan ilham perisisin...
Aç kalbini kendine,
Dünya sana aşık idrak etsene…