Kadının doğurganlığını simgeleyen âdetin,kadının doğurduğu erkek tarafından ölüme varan cezalarla cezalandırılması ikiyüzlülüğün ve zulmün doruk noktası değil miydi? Haydi bunlar ilkel kabileydi, bizimkiler niye hâlâ bu kadar ilkeldi? Neden regl hâlâ utanılması gereken bir şeymiş gibi gizleniyordu?
cansel
@cnsllllll
·
Avustralya yerlileri âdet gören kadınları bizden daha beter ediyordu. Kadının âdet gördüğü zamanlarda erkeklerin kullandıkları eşyalara dokunması, erkeklerin geçtiği yollardan geçmedi yasaktı. Bunları yapmanın cezası ölümdü. Uganda'da bir kadın âdet görerek kirlenmişse dokunduğu kaplar yok ediliyordu. Amerikan kabilelerinin çoğunda âdet gören kadından çok korkuluyordu. Genç bir kız adet belirtileri gösterir göstermez, kadınlar hariç, herkesten ayrı tutuluyor, küçük bir kulübede tek başına yaşamak zorunda bırakılıyordu. Âdet halindeyken erkeğe ait herhangi bir şeye, bir hayvanın etinin artıklarına dokunmaktan kaçınması gerekiyordu, yoksa kirlenmişligi bu hayvanlara da bulaşıyor, hayvanlar hiddetleniyor, avcılar başarısız oluyordu. Görüntüsü bile toplum için tehlikeli olduğundan, âdet sonrasında belirli bir süre saçlarını ve yüzünü örten bir başlıkla başkalarının bakışlarından gizleniyordu. Kostarika'daki Kızılderililer de adet gören kadını kirlenmiş sayıyordu. Yemek yerken ona tabak vermiyorlar, kadın sadece muz kabuklarını tabak olarak kullanabiliyordu. İş bitince kabuklar özel olarak tecrit edilmiş bir yere atılıyordu. Maazallah, bir inek bunları yerse eriyip gideceğine ve sonunda öleceğine inanılıyordu.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Kadının doğurganlığını simgeleyen âdetin,kadının doğurduğu erkek tarafından ölüme varan cezalarla cezalandırılması ikiyüzlülüğün ve zulmün doruk noktası değil miydi? Haydi bunlar ilkel kabileydi, bizimkiler niye hâlâ bu kadar ilkeldi? Neden regl hâlâ utanılması gereken bir şeymiş gibi gizleniyordu?
cansel
@cnsllllll
·
Avustralya yerlileri âdet gören kadınları bizden daha beter ediyordu. Kadının âdet gördüğü zamanlarda erkeklerin kullandıkları eşyalara dokunması, erkeklerin geçtiği yollardan geçmedi yasaktı. Bunları yapmanın cezası ölümdü. Uganda'da bir kadın âdet görerek kirlenmişse dokunduğu kaplar yok ediliyordu. Amerikan kabilelerinin çoğunda âdet gören kadından çok korkuluyordu. Genç bir kız adet belirtileri gösterir göstermez, kadınlar hariç, herkesten ayrı tutuluyor, küçük bir kulübede tek başına yaşamak zorunda bırakılıyordu. Âdet halindeyken erkeğe ait herhangi bir şeye, bir hayvanın etinin artıklarına dokunmaktan kaçınması gerekiyordu, yoksa kirlenmişligi bu hayvanlara da bulaşıyor, hayvanlar hiddetleniyor, avcılar başarısız oluyordu. Görüntüsü bile toplum için tehlikeli olduğundan, âdet sonrasında belirli bir süre saçlarını ve yüzünü örten bir başlıkla başkalarının bakışlarından gizleniyordu. Kostarika'daki Kızılderililer de adet gören kadını kirlenmiş sayıyordu. Yemek yerken ona tabak vermiyorlar, kadın sadece muz kabuklarını tabak olarak kullanabiliyordu. İş bitince kabuklar özel olarak tecrit edilmiş bir yere atılıyordu. Maazallah, bir inek bunları yerse eriyip gideceğine ve sonunda öleceğine inanılıyordu.
Avustralya yerlileri âdet gören kadınları bizden daha beter ediyordu. Kadının âdet gördüğü zamanlarda erkeklerin kullandıkları eşyalara dokunması, erkeklerin geçtiği yollardan geçmedi yasaktı. Bunları yapmanın cezası ölümdü. Uganda'da bir kadın âdet görerek kirlenmişse dokunduğu kaplar yok ediliyordu. Amerikan kabilelerinin çoğunda âdet gören kadından çok korkuluyordu. Genç bir kız adet belirtileri gösterir göstermez, kadınlar hariç, herkesten ayrı tutuluyor, küçük bir kulübede tek başına yaşamak zorunda bırakılıyordu. Âdet halindeyken erkeğe ait herhangi bir şeye, bir hayvanın etinin artıklarına dokunmaktan kaçınması gerekiyordu, yoksa kirlenmişligi bu hayvanlara da bulaşıyor, hayvanlar hiddetleniyor, avcılar başarısız oluyordu. Görüntüsü bile toplum için tehlikeli olduğundan, âdet sonrasında belirli bir süre saçlarını ve yüzünü örten bir başlıkla başkalarının bakışlarından gizleniyordu. Kostarika'daki Kızılderililer de adet gören kadını kirlenmiş sayıyordu. Yemek yerken ona tabak vermiyorlar, kadın sadece muz kabuklarını tabak olarak kullanabiliyordu. İş bitince kabuklar özel olarak tecrit edilmiş bir yere atılıyordu. Maazallah, bir inek bunları yerse eriyip gideceğine ve sonunda öleceğine inanılıyordu.
Prens Küçükçük erkekliğe geçişini tüm şehre övünç içinde haykırırken, ablası Prenses Pedsizgirl, genç kızlığa geçişini saklamak için kıvrım kıvrım kıvranıyordu. Senaryonun ikiyüzlülüğüne öfkelenmiş, kızın ağlamasına da kızmıştım. Bu kadar düşük zekalı bir dünyaya bu kadar üzülerek tepki vermek zorunda mıydı? Umursamamak da bir seçimdi. El yapımı saçmalıklar kadar, bu saçmalıkları umursamayı seçenler de suçluydu.