Arkada Yaylılar Çalıyor, okuduğumda bana çok tanıdık gelen bir his bıraktı. Sanki sayfaların arasında yalnızca bir sinema eleştirmeni değil, derinlerde kendini arayan bir insanla karşılaşıyorsun. Altuntaş’ın her satırında bir nostalji, bir özlem, bazen de hüzün var. Özellikle “yaylılar” metaforu, hayatın fonunda sürekli çalan o hüzünlü müziği hissettiriyor; tıpkı bazen durup geçmişe baktığımızda hissettiğimiz içimizi titreten o ince duygu gibi.