• 464 syf.
    ·Beğendi·8/10
    Yazar ile tanışma kitabım oldu. Her kitabında farklı bir toplumsal olaya odaklanmış olması ve bunu etkileyici hikayeler ile bizlere aktarıyor olmasını çok sevdim. Beyaz Filin Gözyaşları'nda, farklı zamanlarda yasayan, sevgisiz büyüyen iki kızın başarılı bir kurgu ile birbirlerine bağlanan hikayesini okurken, özel çocuklar ile ilgili toplum algısı, çocuk istismarı ve hayvanlara yapılan zulümler çok ince mesajlar ile aktarılmış. Kitabın gerçek hikayelerden esinlenerek yazılmış olması ise ayrı bir keyif katıyor.
  • 398 syf.
    ·3 günde·7/10
    Ahmet Ümit’ten bir Başkomiser Nevzat romanı daha. Ekibimiz bu defa 2012 yılında belli bir harmoniyle 12 çocuk tacizcisini öldüren, Körebe lakaplı seri katilin yeniden cinayet işlemeye başlamasıyla yeni bir göreve uyanıyor.
    .
    ‍️Çocuk istismarı, Suriyeli mülteciler ve organ kaçakçılığının birbiri içerisine girmiş olay örgüsü çözülüyor. Kitap içerik bakımından zihnimizde hoş duygular uyandırmasa da okumaktan kendinizi alamayacağınız bir akışa sahip. Dünyanın ve insanların adaletsizliği, savaşların acı yüzü, yurtlarından sürülen mültecilerin yaşam mücadeleleri.... Ne kadar anlayabiliyoruz? Ne kadar yardımcı olabiliyoruz?
    .
    Kitabı daha önce okuduğum “İstanbul Hatırası” veya “Elveda Güzel Vatanım” ile kıyasladığım zaman daha sönük kaldığı kanaatindeyim. Diğer iki kitapta yaşadığım bilgi bombardımanını maalesef bu kitapta yaşayamadım.
    .
    398 sy. - Everest Yayınları - 2018
    7/10
  • 232 syf.
    ·3 günde·Puan vermedi
    Bir Tuğba Sarıünal klasiği daha.Çarpışma'da da yazarın daha önceki kitapları olan Sanrı ve Paranoya'da olduğu gibi tıbbi terimlere ve bilimsel verilerle desteklenmiş hastalıklara sahip karakterlere rastlıyoruz.Sevdiklerini kendisine muhtaç ederek kendisine bağlayan ve bundan hastalıklı bir zevk alan Şule Tekinoğlu karakteri kitabın en dikkat çekici kişiliklerinden biri olmuş diyebilirim.Ergenlikte yaşadığı psikiyatrik rahatsızlığının adı kitapta MUNCHAUSEN BY PROXY SENDROMU olarak geçmekte.Bu sendrom hakkında detaylı bir araştırma yaptığımızda şu bilgilere rastlamamız mümkün:

    Munchausen by proxy sendromu (MBPS); çocuğun korunması ve bakımı ile ilgilenen kişinin çocukta bir hastalık varmış gibi davranması ya da dışarıdan müdahaleler ile çocukta hastalık oluşturması sonucu görülen nadir bir sendromdur.Yine bir başka bilgi bu sendromu şu şekilde açıklamakta:
    Çocuk istismarının ağır bir türü olan Munchausen by Proxy Sendromu, bir erişkin tarafından çocuğa yapay hastalık belirtilerinin oluşturulması ile karakterize karmaşık bir istismar türüdür. Çocuk genelde defalarca hastaneye getirilmekte ve yapılan incelemelerde çocuğun hastaneye başvuru nedenine yönelik patolojik hiçbir veri saptanamamaktadır. Buna rağmen ebeveyn tarafından çocuğa yüklenen yapay semptomlar devamlılık göstermektedir.
    Şule Tekinoğlu'nun çocukluk döneminde yaşadıklarını ve yaptıklarını tüyleriniz ürpererek okuyacaksınız.
    Kitapta karşımıza çıkan bir diğer psikolojik rahatsızlık durumu ise FOLİE A DEUX SENDROMU.
    Folie à deux paylaşılmış psikotik bozukluk veya aktarılan hezeyan bozukluğu olarak da isimlendirilen bir psikolojik rahatsızlıktır. Kelime anlamı “iki kişilik deliliktir.” Bu bozuklukta iki veya daha çok kişinin aynı psikotik belirtileri göstermesi, semptomları birbirlerine “aktarması” söz konusudur. Bu kişiler aynı sosyal ortamda bulunan kuzenler, kardeşler, eşler ve sevgililer olabilmektedir.Bu durum kitapta bize nasıl yansıtılmış
    peki derseniz şu şekilde açıklayabilirim; yabancı bir evde kız arkadaşının peşinden gittiğini ve arkadaşının evin terasından atlayarak intihar ettiğini iddia ederek baygınlık geçiren Mert, olayın öncesinde karşı evin güvenlik kamerasını da peşinden gittiği arkadaşının isteği doğrultusunda devre dışı bırakmıştır.Kendi evinden kilometrelerce uzakta yabancı bir evde baygınlık geçiren Mert polislere arkadaşının intiharını anlatsa da böyle bir olayın yaşanmadığını öğrenir ve hayali bir arkadaşa sahip olduğu düşünülür.Ancak; olayın vuku bulduğu evin karşısında yaşayan Suna adlı yaşlı bir kadın da intihar olayına şahit olmuştur lakin Suna hanım Alzeimer hastasıdır.Suna ve Mert'in yaşadıkları acaba folie a deux olabilir mi?

    Çarpışma'da diğer Tuğba Sarıünal kitaplarında olduğu gibi yine bir komiserimiz var:Serhan Balcı.
    Serhan komiser oğlu Mert ile bir takım sorunlar yaşamaktadır ancak oğlu için yapamayacağı şey yoktur.Serhan'ın roman boyunca ne tür mücadelelere giriştiğini heyecan içinde okuyacaksınız.

    Gelelim kitabın ana teması olan çocuk istismarı konusuna.Çocuk istismarı, çocuğun fiziksel ya da psikolojik gelişimini olumsuz olarak etkileyen davranışlardır. Çocuk istismarı 18 yaşın altındaki çocukların ya da ergenlerin ana-babaları, onları bakıp gözetmek ve eğitmekle görevli öğretmen, usta, koruyucu aile fertleri, vasi gibi kişiler ya da yabancı kişiler tarafından yapılan, bedensel veya psikolojik olarak sağlıklarına zarar veren, fiziksel, duygusal, cinsel ya da zihinsel gelişimlerini engelleyen tutum ve davranışlardır.
    Çarpışma'da bu durum ve bu durumun çocuklar üzerindeki etkileri etkileyici bir dille anlatılmış.
    Haşim Bayrak karakterinden sizler de benim kadar nefret edeceksiniz diye tahmin ediyorum..Tuğba Sarıünal'ın yeni romanlarını sabırsızlıkla bekliyor olacağımı belirterek incelememe burada son veriyorum,hepinize keyifli okumalar dilerim.

    Ramazan ÖZKUL
  • Çocuk istismarı deyince aklınıza hemen cinsellik gelmesin. Onlara iradeleri dışında ideolojiler aşılamak, "Kim olursa olsun" herhangi bir lideri zerk etmek, onlara makyaj yapmak, onlara ideolojik kıyafetler giydirmek, onlara ideolojik kitaplar okutmak da çocuk istismarıdır.
  • 12 YAŞINDA GELİNLER

    "Bir çoçuğun çıkaramadığı ses olamıyorsak;
    bu kadar çürüdüysek ve birer kefenden farksız bedenlerimize bu denli saklandıysak
    yıkılsın bu dünya, kahrolsun bu insanlık.."

    Bir uygarlığın seviyesini ölçmek isterseniz
    Derhal Kadınların hayat şartlarına bakın....
    Stuart Mill
  • 240 syf.
    ·3 günde·Beğendi·8/10
    Uzun zaman sonra soluk soluğa bir kitap okudum. Azıcık ucundan bakayım demiştim kendimi olayın içinde buldum. Harika bir kurgusu vardı. Okurken nefesimi tuttum diyebilirim. Çok çok beğendim.
    Kısaca konusundan bahsetmek istiyorum. Polat komutan istanbulda jandarma. Ilk başta çocuk istismarı ile olan anılarından bahsetti içim burkuldu.
    Çatalca kum ocağından gelen cinayet ihbarı ile başladı herşey. Kum yığının içinde bulunan iki ceset. İhbarı yapan maktulün birinin oğluydu.
    Polat konser olayı en ince ayrıntısına kadar araştırıyor. Bütün şüphelileri tek tek topluyordu. Tam katile yaklaştım derken olaylar tekrar başa sarıyordu.
    🤔Üvey çocuklar, ortaklar,hurdacılar ve işten çıkarılan işçiler hepsi birer şüpheliydi ama neden?
    🤔Katil kimdi matruşka gibi her olayın içinden bir olay çıkıyordu sürekli.
    Ailesinden uzak olan Polat komutan ev yemeklerini aile sıcaklığını özlüyordu. Bulunduğu mahalle bu sıcaklığı az da onu veriyor onun yorgunluğunu biraz olsun rahatlatıyordu.
    Sürekli iz peşinde olan Polat komiser insanlarla görüşmeye gidiyor görüşme sırasında direk kapıya karşı oturuyordu. Kitapta dikkatimi çeken bir konuydu kitap bitti öğrenemedim.
    Kısacası ben kitabı çok beğendim sizinde hiç beklemeden okumanızı tavsiye ederim.
  • ERDOĞAN ASLIYÜCE VE YESEVİ DERGİSİ...

    KERİM ÖZBEKLER
    GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR

    Erdoğan Aslıyüce 26 yıldır yayınladığı Yesevi Dergisi'nin Ocak 2019 tarihli 301.sayısını her zaman olduğu gibi posta vasıtası ile adresime ulaştırmış, 34 sayfalık Yesevi Dergisi'nin bu sayısında aşağıda isimleri belirtilen yazar ve şairlerimiz karşılarındaki başlıkları kullanarak bu sayıda yer almışlar.

    Erdoğan Aslıyüce;11.Çeyrek asra başlarken,
    Zübeyde Yıldırım;Çocuk istismarı,
    Erdoğan Aslıyüce;Er-Rum suresi-Pontus-Doğu Karadeniz'de Türkler,
    Süheyl Başaran;Yine bu yıl ada sensiz,
    M.Saim Sayan;Boşanma (Hikaye),
    Mehmet Ali Talayhan;Anadolu ateşi,
    Seyhan Çağlar Emen;Vatan gardaşları-hıristiyan Türkler,
    E.A.Büyükyağlı;Arşaklı Türk Devleti'ni bilir misiniz ?,
    Hilmi Özden;Şiirler,
    Oğuz Çetinoğlu;Türkistan'dan Anadolu'ya ve Balkanlara yayılan islam nuru,
    Dr.Yusuf Gedikli;Rahmetli annemin ardından,
    Dr.Osman Çataloluk;Türkistan Avrupa genetik bağlantısı Hunlar gerçeği,
    Hüdavendigar Onur;Gün gün zeytin dalı-Afrin operasyonu Ekim 2018,
    Veyis Güngör;Amsterdam'da Avrupa islamı tartışıldı,
    E.A.Mehmetoğlu;Reformcu islamcı Cemalettin Afgani.

    Siz de, Yesevi Dergisi'ni edinmek-okumak veya yazı-şiir vb.gibi eserlerinizi ileterek dergi sütunlarında yer almasını istiyorsanız aşağıdaki bilgileri kullanabilirsiniz.

    Erdoğan Aslıyüce
    Yesevi Dergisi
    PK.6
    34490 Beyazıt-İstanbul
    Tel.0-212-6385012
    Fax.0-212-6383547
    E Posta.yesevidergisi@gmail.com