Ölüm hayatın zıddı değildi, bilakis hayatla başlıyordu ve
hayatın ta kendisiydi. Ölüme ilerlemenin adı hayat olmuştu. Doğan herkes bu yolu yürüyor ve günü gelince de dünyayı terk edip gidiyordu. Uzun emeller ve ihraslar gidişi geciktirmiyor, bilakis hayatı geciktiriyordu.
"İnsanlar! Geliniz, dinleyiniz, belleyiniz!
İbret alınız! Yaşayan ölür, ölen fena bulur! Olacak neyse
olur. Yağmur yağar otlar biter; çocuklar doğar, annelerinin
ve babalarının yerini alır.Derken, hepsi ölüp gider! Hadiselerin ardı arkası kesilmez; hep birbirini kovalar. Kulak tutunuz, dikkat kesiliniz; gökte haber, yerde ibret alınacak şeyler var. Gelen kalmaz, giden gelmez. Acaba vardıkları yerden hoşnut olup da mı kalıyorlar ? Yoksa orada kalıp da uykuya mı dalıyorlar?