"Olur ki bir şey hoşunuza gitmezken, sizin için o hayırlı olur ve bir şeyi de sevdiğiniz hâlde o, hakkınızda kötü olur. Allah bilir ve siz bilemezsiniz."
(Bakara/275)
Hadis-i şerifte şöyle gelmiştir: "Rızık taksim olunmuştur, insanlar ondan ayrıdır. Takva sahibinin takvası onu artırmaz, facirin kötülüğü de, onu azaltmaz."
Acele etmeye gelince, o, kalbe ızdırap verir. Şeytanın sıfatı olan büyük bir belâ ve ağır bir yüktür. Pişmanlık ve bırakılmışlığa sebep olur. Nitekim hadiste şöyle gelmiştir:
"Her işte teenni Rahman'dan ve acele etmek şeytandandır." Şöyle denildi: "İki sıfatla gönüller muzdarip ve mahzundur. İlki, miktarı hadsiz hesapsız olan bir şeyi istemek. İkincisi, vaktinde olacak şeyi vaktinden evvel istemek." İşte böyle, acele bayağı bir huydur ki, gaflet ve şehvete yakındır.Mevlẩ'nın dostluğuna ve huzuruna varmaya mânidir.
Uzun emelli olmak, aldanış ve tembel liktir. Ameli terke sebeptir. Ölümü ve eceli unutturucudur. Zira Allah şöyle buyurdu: "Ey âdemoğlu, ecelin, tükenmez emelinden dolayı sana gülüyor. Kazam, ondan sakınma tavrına gülüyor. Takdirim de tedbirine gülüyor."