Bazen olmadık yerlerde görüyorum onu.Öyle bir bakıyor ki içimde civcivler zıplamaya başlıyor.Sarılayım mı biraz diyorum, gülümsüyor.Sonra kaybolup gidiyor işte. Hayal görmenin en kötü tarafı dokunma isteğini karşılayamamaları. Çünkü üstünden ne kadar zaman geçerse geçsin mutlu görüntülere rastlamak halen mümkün. Ölülerin en kötü huyuysa konuşmamaları. Allah, keşke diyorum, hiç olmazsa bu kadarını ayarlasaydı
**Babaların sesi çok özleniyor*
Albert Camus’nün Sisifos Söyleni (1942) klasik bir teselli felsefesi değildir. Okuyucusuna huzur vermek yerine, sürekli diken üstünde tutar, yüzleştirir ve huzursuz eder. Ancak bu tam da Camus’nun
İnsanı madde, haz ve tüketim gibi ondan ontolojik olarak daha aşağıda olan şeyler üzerinden temellendirmeye çalışan her yaklaşım, insanı özgürleştirmez, köleleştirir.