ahlaki vicdan, var olan ve daima var olmuş bir şeydir, yoksa ruh denen şeyin bulanık bir fikirden öte olmadığı Dördüncü Zaman filozoflarının icadı değildir.
herhangi bir önsezi nedeniyle değil, yalnızca karşısına biletçi çıktığı için piyango bileti almaya karar veren, ne yapacağı kestirilemeyen kaderin sunacağı şeye baştan razı olmuş biri gibiydi
...biraz hayal gücü olan biri bunu, sözlerin yerini gözlerin aldığı, günah çıkartanın günahkarın ruhunun ta içine baktığı yeni model bir günah çıkartma yeri olarak düşünebilirdi...