Sermaye, soyut bir asalak, doymak bilmez bir vampir ve zombi imalatçısıdır; ama ölü emeğe dönüştürdüğü canlı et bizimdir ve ürettiği zombiler de bizleriz.
Paranın hiçbir içkin değere sahip olmayan anlamsız bir simge olduğuna inanırız, ama gene de kutsal bir değeri varmışçasına hareket ederiz. Dahası, bu davranış tastamam önceki inkara dayanır. Parayı eylemlerimizde fetişleştirmeyi, ancak kafalarımızda paraya karşı ironik bir mesafe koymamız nedeniyle başarırız.
Faşizmi veya Stalinciliği propaganda olmaksızın algılamak olanaksızdır fakat kapitalizm hiç kimsenin onu savunmasına gerek kalmadan kusursuzca ilerleyebilir, hatta bazı yönlerden daha da iyi yürür.
Kapitalist gerçekçilik en acımasızca yırtıcılık halindeki sermayeyle bir çeşit süper-özdeşleşme biçimini alır, ama durumun ille de bu olması gerekmez. Aslına bakılırsa, kapitalist gerçekçilik belirli bir anti-kapitalizmi dışlamaktan çok uzaktır.