70 syf.
·
Puan vermedi
·
7 saatte okudu
Bir zamanlar Taraf diye bir gazete vardı, kendilerine liberal diyorlardı ve tek dertleri askeri vesayet dedikleri şeyi kaldırmak ve demokrasiydi yani tek dertleri Kemalist Cumhuriyet'di.. Bu konuda müslümanların doğal olarak müttefikleri olacağını, onların çoğunluk olması nedeniyle de doğru bir eylem planıyla, rejimde istedikleri ayarlamayı yapabileceklerini düşünüyorlardı. Yani müslümanları kullanarak askeri vesayeti bitirip has hakiki demokrasiyi getireceklerdi ama müslümanlar düşündüklerinden daha cin çıktı, sonuçta askeri vesayet bir şekilde sona erdi ama kullanılıp atılan kendileri oldu. İşte tüm bu sürecin başlarında, müslümanlar ile liberaller henüz flört aşamasındayken gazetenin en sevilen yazarlarından Nişanyan dini öğelerle alay eden bir yazı yazınca yer yerinden oynar.. Ordu'ya , Cumhuriyet'e ve Atatürk'e daha önce hiç cesaret edilemeyen eleştirilerle dolu yazıları büyük bir zevkle okuyan müslümanlar, konu kendi değerleri olunca dergiyi ve yazarı elektronik Posta yağmuruna tutarlar, ayrıca bu gündem üzerinden yaşanan köşe yazısı savaşları da işin cabası.. İşte bu yazar, kendisine gelen her mahalleden ve her seviyeden gelen tepkileri derleyerek böyle bir kitapçık meydana getirmiş. Bu, bu anlamda çok değerli bir çalışma olsa da benim açımdan okuması çok zevkliydi, özellikle de ihanete uğradığını düşünen Deva tipi liberal müslüman tayfanınkileri..
Hocam, Allaha Peygambere Laf Etmek Caiz Midir?
Hocam, Allaha Peygambere Laf Etmek Caiz Midir?Sevan Nişanyan · Propaganda · 057 okunma
Kadınları kafesten kurtaran Cumhuriyet'e sonsuz şükranlar...
Reklam
H.C. Armstrong (İngiltere)
Çağımızda Ortadoğu'nun en başarılı lideri olan Mustafa Kemal, kendisini başarılı biri olarak görmemekteydi. Onu zamansız ölümüne sürükleyen pervasız yaşamı, belki de onun kendine yönelik kişisel hoşnutsuzluğunun bir ifadesiydi. Kendi tarihsel rolünün ve adının, bütün dünyada ünlenmiş olduğu ger­çeğinin farkında mıydı? Bu gerçeklere tümüyle vakıf, alçakgö­nüllü biri değildi . Ancak, aynı zamanda Cumhuriyet Türkiye' sinin küçük bir ülke olduğunun ve kendisinin devler çağında ya­şamadığı gerçeğinin de farkındaydı. Büyük İskender, Jul Sezar ve Napolyon'un dünya imparatorlukları çağında yaşamış olsaydı, böylesine düş kırıklığına kapılmazdı. Çağdaş Türkiye'yi yarattığı ve başka hiç kimsenin Ortadoğu'da böylesine kalıcı bir büyü yaratamayacağı bir gerçek olmakla birlikte, o gerçek gö­revinin büyük imparatorluklar kurmak ve dünyayı dönüşüme uğratmak olduğunu hissediyordu. Ona, başarılı olamadığını dü­şündüren, yine kendisinin olağanüstü yükseklikteki standartlarıydı.
Cumhuriyet aptallar için değildir, kendinin ve çevresinin farkında, bilinçli şekilde sorumluluk alma cesareti gösteren vicdanlı,adil,eğitimli bireylerin rejimidir.Demokratik ögeler barındırmazsa cehennemden de beterdir içi boşaltılmış Cumhuriyet. |e.ç.
Atatürk Türkiyesi bozkırın ortasındaki bir ışıltıdır.
Cephedeki tüm babaları gördüm ben. Senin baban bundan böyle Cumhuriyet'tir çocuk.
Sayfa 103Kitabı okudu
Reklam
Bayrak bir milletin namusudur, ayaklar altına alınamaz.
Akbil yolsuzluğu
...Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmasında birçok yeni belge ve bilgiye ulaştı; Fazilet Partisi yandaşla­ rına usulsüz ödemeler yapılan "havuz hesaplar" tespit etti. Bölük'e göre, delillerin ve bilgisayar kayıtlarının "ka­ rartılması" nedeniyle AKBİL yolsuzluğunun miktarının 5-6 trilyonluk bir kısmı ispatlanabildi.
26 Ağustos 1071 Türklerin Anadolu'ya giriş tarihidir; 26 Ağustos 1922 ise Anadolu'dan asla çıkmayacağımızın belgesidir.
Böylece İETT büyük zarara uğratılıyor; yapılan zamlar­ la dar gelirli İstanbullular ulaşım için fahiş ücretler ödü­ yorlardı. Bölük, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na bu soygunu ihbar ederken; "AKBİL projesinin mucidi" sayılan İTÜ Elektrik-Elektronik Fakültesi'nden Dr. Berk Üstündağ da Sarıyer Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruyordu. Bu iddiaları içeren dosyalar daha sonra Sarıyer Savcılı­ ğı'nda birleştirildi.
Reklam
Receb Peker hükümetinin ilk icraatı "7 Eylül Kararları" olarak adlandırılan Cumhuriyet tarihinin ilk devalüasyon kararı almak oldu. Türk lirasının değeri düşürüldü. Dolar 1,83 liradan 2,53 liraya çıkarıldı.İthalatta bazı sınırlamalar kaldırıldı.Altının satışı serbest bırakıldı.
Sayfa 447 - KırmızıKediKitabı okudu
Bir tek ben anneme baktım. Gözümü annemden ayırmadan uzun uzun baktım. Onu ilk kez o gün gülerken gördüm. Eve hiç gitmeyelim, hep orada kalalım istedim.
Bundan sonra tüm ülke kurtuluş için savaşacak, kurtuluş için yaşayacak, kurtuluş için nefes alacaktı...
263 syf.
8/10 puan verdi
·
33 saatte okudu
Muhteşem bir eser daha; Server Hocam kalemine sağlık... Rahmetle ve saygıyla anıyorum. Kitap tam anlamıyla bir bilimsel eser. Belgeler, istatistiksel veriler, ve kaynaklarla destekliyor tezini. Önce türklerde eğitimi anlatıyor, ondan sonra selçuklu ve osmanlıda eğitim nasıldı anlatılıyor. Cumhuriyet döneminde nasıl bir devrim yapıldı ve eğitime nasıl önem verildi ve nasıl yatırımlar yapıldı ve programlar izlendi tek tek anlatıyor. Kitabın bence en önemli ve hayatı yeri köy enstitüleri ve nasıl bir devrim olduğu ve dünyaya nasıl örnek olduğu anlatılıyor. Halk eğitim merkezlerinin kurulması ve eğitime katkısı ve önemi anlatılıyor. Kitap başından sonuna kadar laik önemini ve gerekliliğini anlatıyor. Bilimin ışığında laik bir eğitimin önemi ve her yaştaki bireyin hakkı olduğu ve eğitimin ücretsiz ve erişilebilir olması. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün en büyük savaşını eğitim alanında verilmesinin gerekliliğini anlatması. Hasan Ali Yücel, İsmail Tonguç'un unutulmaz eseri köy enstitüleri dünyanın eğitim alanındaki en muhteşem projesi olduğunu kanıtlıyor.
Nasıl Bir Eğitim İstiyoruz?
Nasıl Bir Eğitim İstiyoruz?Server Tanilli · Cumhuriyet Kitapları · 2009119 okunma
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.