Suç ve caza kalk baban geldi. Raskolnikov hadi bi içeri bak ben içerde miyim , Ferit t , d , id , Ferid , Matmazel Nuriye , üzülme Nuriye teyze, ben sana asla Noralya demeyeceğim.
Yani çok güzeldi yine soluksuz okudum falan ama bu sefer Logan tam bir hayal kırıklığıydı ya. Anlamadan dinlemeden yaptığı şey berbattı. O mideni bulandıran Kyle'dan falan ne farkın kaldı şimdi senin diye sormazlar mı adama? :D
Leonard'ı artık daha çok seviyorum. 5. kitapta neler olur bilinmez ama artık Logan karakterine ısınabileceğimi sanmıyorum. O sahne olmasaydı 10/10 bi kitaptı benim için ama maalesef yazar biraz gerçekçi olmak istemiş sanırım.
Beni derinden etkileyen ve okurken hem ağlatıp hem büyüleyen bir kitaptı. Kitabı okurken çok fazla yerin altını çizdim ama bunu yaparken bir kağıt parçasına çizik atıyormuş gibi değil de bir ruha ben seni anlıyorum senin hissettiklerini bunu okurken bende hissediyorum demek gibiydi bu sefer. Yazım diliyle olsun hikayelerin ve karakterlerin derinliğiyle olsun en sevdiğim kitaplar arasında yer almayı başaran bir kitap oldu. İçinde bir çok hikaye barındırıyordu. Hikayeler ne kadar kısa olursa olsun sindirmesi bir o kadar da uzun sürüyordu. Her hayatı her ruhu okuduktan sonra oturup duvara bakarak okuduklarımı sindirmeye çalıştım. Bütün hikeyelerin olayı karakterleri o kadar güzeldi ki bir favori seçemedim aralardan. Kitap ile alakalı o kadar uzun konuşabilirim ki ama hem buraya çok uzun bir şey yazmak istemediğimden hem de gerçekten çok uzu olacağından bu kadarının yeterli olduğunu düşünüyorum. Eğer bir gün yolunuz bu kitaba düşer gözlerini kelimelerde dolaşırsa. Uzun uzun konuşabiliriz kitap hakkında. Ve son olarak sessizlikle lanetlenmiş ölümsüzler tarafından ihanete uğramış o ozan umarım bizde seni hayal kırıklığına uğratmayız.
Öbür Dünya ile Dünya arasındaki duvarlar yıkıldığında insanlar ile feyler aynı dünyada yaşamak zorunda kalırlar. Feyler insanlardan üstün olduklarını iddia ederek insanları köleleştirmek ister ve insanlar kendilerini koruma altına almak için feyler ile aralarına bir duvar örer.
Fakat feylerin özgürlükleri insanlar tarafından kısıtlanmak istenmesiyle onlara bir savaş açarlar ve o duvar 20 yıl önce yıkılır. (Bir yirmi yıl vakası daha :D) 20 yıldır Doğu Avrupa’da, seçkin feyler ve insanlar egemenlikleri için savaşmaktadırlar.
Kızımız Brexley, küçük yaşlarda ailesini kaybetmesiyle ülkesinin baş generali, aynı zamanda babasının yakın arkadaşıydı galiba?, tarafından sahiplenip büyütülmüş bir kızdır. Çoğu kızın aksine şanslı ve ayrıcalıklıdır. Askeri eğitim alan genç kızımız bunun yanı sırasında da hırsızlıklık yapmaktadır. (Askeri eğitimin hiçbir faydası olammış demekki, ki öyle de zaten)
Ve kitabımız da böyle başlıyor aslında. Brexley, birlikte büyüdüğü ve ona sırılsıklam aşık olduğu, aynı zamanda generalin oğlu olan Caden ile Seyehat halindeki trene hırsızlık operasyonu gerçekleştiriyorlar. Caden de generalin oğlu ya, yakalanma riskine ve ününe leke gelmesi riskinden dolayı bu duruma çok karşı ama Brexley’e “KARŞI KOYAMIYOR” işte. O da çılgın ama o geleceğin varisi. Böyle şeyler yapmaması lazım aslında ama bunu yaptıkça da anca kendi olabiliyormuş. Kızımız öyle anlatıyor.
Ya bu kız kendi dünyasında çok yaşıyor da neyse. Oğlan da salak yemin ederim. Kız öpüşmek mi hırsızlık mı diyor adam hırsızlık diyor. Sen nasıl libidosu düşük bir erkek oluyorsun, Brex’i sen de bu kadar çok istiyorken. Çıldırmalık yemin ederim. Bi de diyor ki bak bak, ‘sono korşo koyomoyom’ BOK! ÖPÜŞELİM DEDİĞİNDE NiYE KARŞI KOYDUN E MAL!!! Yani o kısım bana hiç geçmedi. Saçmalıktan başka
Hikayenin ana karakteri olan Nobuko'da (Mobu kelimesi Japoncada yan karakter demekmiş) kendimden parçalar görmek çok garip ve güzel oldu benim için. Aslında gün içerisinde gördüğünüz ve belki de fark etmediğiniz insanların da bir hayatı, hayalleri ve yaşamı olduğunu fark ettiriyor aslında. Okurken yüzümde şapşal bir gülümseme vardı ve bazen kıkırdadığım için aile üyelerimin 'ne oldu buna?' bakışlarına maruz kalsam da çok keyifli bir okumaydı.
Tıp öğrencisi Amy, bir gece boyunca yüksek güvenlikli psikiyatri servisi olan D Koğuşu’nda nöbet tutmak zorundadır. Ancak bu sıradan görünen nöbet kısa sürede bir kâbusa dönüşür.Kapılar kilitlidir.Dışarı çıkmak mümkün değildir.Üstelik hastalar ve personel gizemli şekilde ortadan kaybolmaya başlar.Amy bir yandan koğuştaki korkunç olayları anlamaya çalışırken, diğer yandan yıllardır kaçtığı geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır.
Freida McFadden son yılların en popüler psikolojik gerilim yazarlarından biridir. Beyin hasarı alanında çalışan bir doktor olması, tıbbi ve psikolojik gerilim atmosferini oldukça inandırıcı kurmasına yardımcı oluyor. D Koğuşu (Ward D), yazarın en çok konuşulan “kapalı mekân gerilimlerinden” biridir. D KoğuşuFreida McFadden
D KoğuşuFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20243,547 okunma