d.mehmet irfan

d.mehmet irfan
@d_mehmet
hayat kısa kelebeklere rakı verelim
memur
lisans
ordu
10 okur puanı
Haziran 2024 tarihinde katıldı
Neden değiştirmeye çalışıyoruz insanları. Neden olduğu gibi kabul etmeyip Kendimize benzetmeye çalışıyoruz. Kendimize benzetemediğimizde ise ihanet diyoruz. O sana ihanet etmedi o zaten hep böyleydi. Ya onu böyle kabul edeceksin ya da hayatına sokmayacaksın. Bu kadar basit aslında. İnsanız biz en vefalısı bile bir gün senin nezninde nankör olacaktır. İçki masasında tanışıp içki içiyor diye ayrılanları gördüm. Sosyal medyadan tanışıp başka kızlara yazıyor diyenleri. Evli biriyle beraber olup sonra evlenip beni aldattı diyenleri. Ne olacaktı peki. Ne bekliyordun. Kralmısın sen amq ya da kraliçemisin..
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Doğudan batıya kayalardan bir falez kumda yok altında, olsa sanki ne değişecek denizden esmezmiydi bu tuzlu rüzgar itercesine eserken arkamdan düşüyorum bir gölge geçerken ardımdan Düşüyorum diyorum tutan yok elimden olsun manzaran güzel üç peynir bir kibritten gemi alev almış pruva, Pupa desen emekli şanlı bir bayrak var direğin en ucunda batıyorum kimse yok yanımda bir dala tutunmuş dalın kökü yok ufukta görüyorum geçmişimi yarınım yok
Şimdi tam 34 yaşındayım. Yıllar önce yazdığım yazıları okudukça bir tebessüme bürünüyorum. Hani küçümseyici veya toymuşum gibi değil. Ellerim önümde pençe saygınlığa eğiliyorum. O kadar büyük ki gözümde o aşkım ve sevdam hatta hayellerim ve yüreğim şimdiki halime acıyorum. Ne sevdama sahip çıkabilmişim nede hayallerime çoğumuzda olduğumu gibi paranın peşine gitmiş acınası bir insan görüyorum. Pahalı evlerin lüks arabaların hiçbir anlamı olmadığını o yaşta biliyorken nasıl yeni öğrenmiş olabiliyorum. 90Lı çocukların hepsi yaşadı aslında benim yaşadıklarımı. Nasıl bir jenarasyona denk geldik farkında olmadan nasıl bir hayat yaşadık şöyle bir düşününce oturuyor herşey aslında. Teknoloji bile bizimle büyüdü. Şöyle bir düşünüyorumda akıllı telefonların hayatımıza girişi hemen öncesindeki tuşlu telefonlar, dijimonlar, pokemonlar, bilyeler, oyun kartları, komşudaki ateri, internet kafelerdeki counterlar. Bir sms in 3 ekmek parası olduğu zamanlar. Kelimelerin ne kadar değerli olduğunu biz o smslerden öğrendik. Az kelimeyle çok şey anlatmayı. Şiir yazmayı. Yani ev telefonundan akıllı telefona evrilen teknoloji bize ne yaptığını anlamadık. Mükemmeldi aslında ama ayak uyduramadık. Hayatı seven mahalleyi seven insanı sevmeyi bilen o nesil bir anda internetle tanıştı gerisi malumunuz. Yanlış anlaşılmasın söylediklerim eski bayramları övmüyorum. Eski sevdaları övüyorum. Adabıyla giyinen sevgilileri ve beyefendi gibi giyinen sevdalıları övüyorum. Delikanlılar vardı yanlış bir hareketinde eşini uyaran. Hanım efendiler vardı eşinin yücelten ve yanlış yaptığını söyleyebilen sonuna kadar arkasında duran. Dışarıdayken ses etmeyen diyeceğini evde diyen eşler vardı. Birbirine asla kötü bir laf etmeyen noldu onlara. Milletin içinde hakaret etmek küfür etmek ne zaman normalleşti. Benim
Akşamüstleri, son bahar, sarı yapraklar Kuşlar, böcekler, gece yarıları Daha niceleri var şiire alet edilen Şiir işte altı üstü şiir Çiçeklere böceklere gerek yok Bir sen var bana, bir de ben Gerisi fani dünya Bana ahirette sevda sen.