Neden değiştirmeye çalışıyoruz insanları. Neden olduğu gibi kabul etmeyip Kendimize benzetmeye çalışıyoruz. Kendimize benzetemediğimizde ise ihanet diyoruz. O sana ihanet etmedi o zaten hep böyleydi. Ya onu böyle kabul edeceksin ya da hayatına sokmayacaksın. Bu kadar basit aslında. İnsanız biz en vefalısı bile bir gün senin nezninde nankör olacaktır. İçki masasında tanışıp içki içiyor diye ayrılanları gördüm. Sosyal medyadan tanışıp başka kızlara yazıyor diyenleri. Evli biriyle beraber olup sonra evlenip beni aldattı diyenleri. Ne olacaktı peki. Ne bekliyordun. Kralmısın sen amq ya da kraliçemisin..
Doğudan batıya kayalardan bir falez
kumda yok altında, olsa sanki ne değişecek
denizden esmezmiydi bu tuzlu rüzgar
itercesine eserken arkamdan
düşüyorum bir gölge geçerken ardımdan
Düşüyorum diyorum tutan yok elimden
olsun manzaran güzel
üç peynir bir kibritten gemi
alev almış pruva, Pupa desen emekli
şanlı bir bayrak var direğin en ucunda
batıyorum kimse yok yanımda
bir dala tutunmuş dalın kökü yok
ufukta görüyorum geçmişimi yarınım yok
Şimdi tam 34 yaşındayım. Yıllar önce yazdığım yazıları okudukça bir tebessüme bürünüyorum. Hani küçümseyici veya toymuşum gibi değil. Ellerim önümde pençe saygınlığa eğiliyorum. O kadar büyük ki
Akşamüstleri, son bahar, sarı yapraklar
Kuşlar, böcekler, gece yarıları
Daha niceleri var şiire alet edilen
Şiir işte altı üstü şiir
Çiçeklere böceklere gerek yok
Bir sen var bana, bir de ben
Gerisi fani dünya
Bana ahirette sevda sen.