Çocuğun ihtiyaçları gerçekleşmediğinde, çocuk kendini ihanete uğramış ya da terk edilmiş hisseder.
Kendi başına ayağa kalkacak gücü ya da söyleyecek sözü olmayan çocuk güvenmekten vazgeçer.
Bazı çocuklar daha yıkıcı olaylara maruz kalabilir.
Hayati tehlike taşıyan ya da kaotik olaylar ruhu mahveder, çocuğu duygusal olarak yıkar ve onu hissiz bir şekilde dünyanın akıp gitmesini izleyen bir trans durumuna sokar.
Travma ne kendi kendine iyileşir ne de vücut ve ruh tarafından unutulur.
Beyinlerimiz acı veren deneyimleri derin bir şekilde hatırlayabilmek üzere düzenlenmiştir.