Kitabın başında; Yüksek Mahkeme Yargıcı Howard Wynn'ın kurduğu şu cümle dikkatimizi çekiyor: "Bilim, şeytanın insan üzerindeki en büyük hilesidir."
Cümleyi okuyunca ilk etapta bir şaşkınlık oluyor. Öyle ya, yıllar içinde gelişen teknoloji sayesinde hayatlar kurtarılıyor, bilgiye çok daha hızlı ulaşılıyor, neden şeytanlık olsun ki? Sonra atom bombası ve ölen binlerce çocuk geliyor aklımıza. Ve bugün bilim sayesinde üretilebilen, en az onun kadar tahrip edici, güç bağımlısı yöneticilerin kullanabileceği onlarca yol...
Kitap, hem karakterler hem de yukarıda bahsettiğim konuyu temel alan kurgusu ile çok heyecanlı bir okuma sunuyor okura. Ana karakter kim diye kararsız kaldım okurken. Çünkü yargıç Wynn kitap boyunca komada olsa da, öncesinde büyük bir titizlikle yerleştirdiği, satrancı temel alan ipuçları ile kitap boyunca her bölümde aktif rol alıyor. Yargıcın raportörü ve komaya girmeden önce düzenlenen belgelerle yasal vasisi olan Avery ise en az yargıç kadar zeki ve cesur. Yüksek zeka, vicdan ve adalet kavramı ile birlikte kullanılırsa muazzam bir şey çıkıyor ortaya.
Kitap tür olarak bir siyasi gerilim romanı. Aksiyon ve bulmacalar ile desteklenip, herkesin anlayabileceği bir anlatım da olunca büyük bir keyifle okunuyor. Yani karışık mıdır diye bir önyargınız hiç olmasın. Serinin devamı varmış. Fakat bu kitap kendi içinde tamamlanıyor. Avery'nin ve bu kitapta yardımını aldığı ekibin maceralarını merak ediyoruz elbette. Umarım yakın bir zamanda o kitaplarla da buluşabiliriz.