-Ama Kevser nine, her canlının ömrü aynı uzunlukta değil ki?
" Bitecek olduktan sonra gerisinin önemi yok evladım, mesele kelebek olabilmekte. Bu kelebek bir tırtıl idi, koza örmeseydi kelebek olamazdı, kelebek olmasa idi çiçeği bilemezdi, çiçekten gönlünü alamasaydı güneşi göremezdi. Âdemoğlu da bu misaldir. Kimi tırtıl olarak kalır da çıkamaz daracık dünyasından, kimi de kozasında çürür, kimi belki kelebek olmayı başarır ama dünya onu aldatır da hakikati göremez, kimi de öyle bir kelebek olur ki Rabb'ine yürür. "
7.Soru: İnternet üzerinden altın almak diğer ifadeyle altın hesabı câiz midir? Cevap:"... Netice olarak sarf aksinde aranan en önemli şart, hem verilen hem de alınanın peşin yani fiziki olarak elden ele olmasıdır. Hâlbuki internet ortamı sanal bir ortamdır, taraflar arasında fiziki bir ortam söz konusu değildir. Buna göre; bu tür takasların internet ortamında gerçekleştirilmesi câiz olmaz. "
Sarf Akdi: Para, altın veya gümüşten herhangi birini diğeriyle takas etmektir.
5.Soru: Sene dolmadan zekât verebilir miyiz? Sene içinde verdiğimiz zekât sene sonu vereceğimizden fazla olursa, fazla olanı gelecek yılların zekâtına sayabilir miyiz? Cevap:Nisâb miktarı malı olan kişi, sene dolmadan zekât verebilir.Zekâtı fazla vermesi durumunda sözgelimi; 1/40 verecekken 2/40 vermişse fazlasını gelecek senenin zekâtına katabilir. Yani bir sonraki sene yaptığı zekât hesabından, önceki sene fazladan verdiği zekât miktarını düşer. Yeter ki fazladan verdiğinde de zekâta niyet etmiş bulunsun. Verdikten sonra; verdiği mal fakir tarafından harcanmışsa zekâta niyeti geçerli olmaz. Verdiği sadaka olur. Harcanmamış olması durumunda zekât niyeti geçerli olur."
2.Soru: Kirada oturuyoruz, ev almak için birikim yaptık. Yaptığımız birikimin zekâtını vermemiz gerekir mi? Cevap: ... "Şu halde; bu birikim elindeyken sene dolacak olsa niyeti ne olursa olsun zekât vermesi gerekir. Çünkü niyet, malın niteliğini değiştirmez. "
"Farzlar arasında da bir tertip vardır. Zira amelden evvel ilim farz olduğu gibi, ilim ve amelin içinde de ihlaslı olmak gibi bir farz mevcuttur, amelden sonra da korku ve ümit arasında olmak farzdır. "