"Hz. Abbas(r.a.)'tan rivâyet edildiğine göre, Nûh (a.s.) gemiye girdiğinde, yeryüzünden tamamen kaybolmasın diye bütün dünyada olan ağaçların fidanından yanına numune aldı. Gemiden indiğinde üzüm çubuğunu göremedi. Hz. Cebrâil (a.s.);
- Ey Nûh! Onu Şeytan çaldı, dedi. Nûh (a.s.);
- Ey lânetli Şeytan! Üzüm çubuğunu ver, dedi. Şeytan;
Eğer ortak olursan veririm. Yoksa vermem, dedi.
Nûh (a.s.) baktı ki Şeytan çubuğu vermeyecek, sonunda Allah'ın emriyle altıda birini Şeytan'a vermek kaydıyla ortak olmaya râzı oldu. Ancak Şeytan buna râzı olmadı. Dörtte birini Şeytan'a vermeyi teklif etti.Şeytan buna da râzı olmadı. Bu sebepten üzüm şırasının üçte ikisi gitmeyince hâlis pekmez meydana gelmez; Şeytan'ın nasibi gittikten sonra pekmez oluşur. "
"Kağıdın yaygınlaşması sebebiyle artık okuduğumuz her şeyi aklımızda tutmaya çalışmıyorduk. İyi mi oldu bilmiyorum. Bence insan hafızası kitaptan defterden daha tesirlidir. Ezber zekayı cilalıyor."