İyi sınırlar geliştirdikçe içinde bulunduğunuz duruma daha fazla güvenmeye başlayacaksınız, özgüveniniz artacak, başkalarından eskisi kadar korkmayacak ve bu duygunun esiri olmayacaksınız.
sınırları yara alan kişiler sınırlarını belirlemeye başladıklarında içlerindeki öfkeyi görünce şaşırırlar. bu öfke yeni değil eskidir. bu duygunun kaynağı yıllar boyu asla dile getirilmemiş, saygı görmemiş ve duyulmamış ‘hayır’larınızdır. tüm kötülüklere ve ruhlarımızın ihlal edilişine karşı duyduğumuz itiraz hissi içimizde yaşar ve kendi gerçeklerini dile getirmeyi bekler.
birisinin önemli bir sorunu olduğunda bile herhangi bir sebepten ötürü ödün veremeyeceğimiz zamanlar vardır. hepimizin yakın bir dosttan daha fazlasına ihtiyacı vardır. bunun nedeni çok basittir: yaşamımızda birden fazla arkadaşa sahip olmak, arkadaşlarımızın insan olmalarına olanak tanır. meşgul olmalarına, bazen müsait olamamalarına, kırılmalarına ve kendilerine özgü SORUNLAR yaşamalarına. kendi başlarına zaman geçirmelerine. böyle durumlarda arkadaşımız yanımızda olamadığında aranacak bir başka telefon numarası vardır. bize yardımcı olabilecek bir başkası. böylelikle tek bir kişinin programına bağlı kalmamış oluruz, bizi destekleyecek birden fazla ilişkiye sahip olma sorumluluğunu üzerimize aldığımızda arkadaşımızdan alacağımız hayır yanıtını kaldırabiliriz. neden? çünkü gidecek başka bir yerimiz vardır.
Anne babalar çocuklarına sınırlar belirlemenin veya hayır demenin kötü olduğunu anlatırken, bir yandan da başkalarının onlara istediklerini yapabileceğini öğretiyorlar ve çocuklarını pek çok kötülüğün bulunduğu bir dünyaya korumasız bir biçimde gönderiyorlar.