Çoğu kişi "Ne zaman hayır ne zaman evet demeliyiz" yahut "Hayır diyemeyenler mutlaka okusun" tadında yorumlamış kitabı. Bu büyük bir talihsizlik.
Bir insanın ya da insanların Hayır'ları ile başa çıkmak, Hayır'lara saygı duyabilmek yaratımın bize verdiği en değerli ve anlamlı şey olan, bizi biz yapan kutsalların en kutsalı ÖZGÜR IRADENIN onurlandırılmasının en görkemli örneği aslında. Buna günah işleme, hata yapma, yanılma, geç öğrenme, bir şeyi sadece basitçe istememe özgürlüğü de dahil.
Ikincisi EKONOMI. Duygusal, zihinsel, fiziksel, maddi gücünüzün sınırlarını bilmek, farkında olmak.
Üçüncüsü bizi korkunç suçluluk duygularına ya da başkalarının manipülatif tavırlarının merhametine bırakan SORUMLULUK meselesi.
Kendi sorumluluğunuz nerede başlar nerede biter,
Bir başkasının sorununa karşı sorumlu ve duyarlı davranmak ya da o sorumluluğu size ait olmadığı halde üstlenmek Ya da kendinizinkini başkalarının omzuna bırakmak.
Bunun 7'den 70'e herkesin gelişimine zarar veriyor olmasını bırak korkunç bir SAYGISIZLIK, HADSIZLIK, SALDIRI, ISTISMAR olması.
Bu sınırları özel yaşamında bile oturtamayanın toplumsal yaşamda sebep olabileceği, olduğunu da gördüğümüz felaketler.
Duygusal istismar ustası olmuş ve yaptığı yanlışın, katlin, yetiştirdiği çocuğu aslında sakat bıraktığının farkında bile olmayan ebeveynler, bir diğerinin sınırını bilmeyen ve işi tacize vardırıp yine bunu fark bile etmeyenler.
Psikolojik şiddet bu arkadaşlar. Benim için bu kitap insanlığa giriş 101 hükmünde.
Yaptığı saygısızlığın, tacizin, gaspın, saldırının, manipülasyonun ve dahi istismarın farkında bile olmayan tiplerle ağzına kadar dolu bir coğrafyada yaşıyoruz. Ve bu kitaptakiler içselleştirilebilse herşey çok farklı olurdu. Buna adım kadar eminim.
"Benim insan olmak gibi bir iddiam ve gayem