Durmuş Ali ÖZBEK

Durmuş Ali ÖZBEK
@dalice
Taşıyamıyorum
Bugün kor yağdı yüreğime, Bir bilsen nasıl da üşüyorum. Kristal kolyeler takındı saçlarım, Köle oldu soğuğa buz tutan ellerim, Titreyen ben oldum, bir de bedenim. Sana sesleniyorum sevgili; Görmüyor musun? Soğuk beni yutacak, Gözümdeki karanlık beni boğacak, Bana bir ışık ol, bir de nefes, Isıt iliğime kadar. Geçmişim, geleceğim, Bütün anılarım ve hayallerim, Hepsi senin olsun, Bırakma beni Donarsam uyanamam Isıt iliğime kadar. Öldürecek diyorum sana, Bu sessizlik, bir de sensizlik Bu çaresizlik, ruhumdaki yalnızlık, Her an biraz daha dibe çekiyor, Tut ellerimden, Fırtınalı denizler dalgalanıyor, Bırakma beni Kaybolmayayım. Bir ışık ol gözüme,
Şiir
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bıraktın Beni
Yürekte bir sızı, derin bir çentik. Tarifsiz acıyla, bıraktın beni. Her adımım yorgun, nefesim eksik, Tarifsiz acıyla, bıraktın beni. Gözlerin denizdi, dalgalı derin, Sözlerin bir rüzgâr, savurur serin. Kıymetin bilmedin, ayrıydı yerin, Tarifsiz acıyla, bıraktın beni. Bendeki duygular, sana azimkâr, Karanlık dokuyan, gece sitemkâr Hayalini gönül, sana verimkâr, Tarifsiz acıyla, bıraktın beni. Bir masalmış meğer dramla biten, Körelmiş vicdanla, dehlize iten, Olur muydu böyle, hiçlikte yiten, Tarifsiz acıyla, bıraktın beni. Özbekoğlu dargın, artık hayatla, Boşa gitti emek, kesat hasatla, Uçmak nasip değil, kırık kanatla, Tarifsiz acıyla, bıraktın beni. 20.01.2025 Ankara Durmuş Ali ÖZBEK Eğitimci Yazar Kültür Bakanlığı Halk Şairi
Şiir
GÖNÜL ALLAH'IN MÜLKÜDÜR
"Gönül Allah’ın mülküdür" ifadesi, insanın varlığının ve sahip olduğu her şeyin aslında Yaradan’a ait olduğunu derin bir şekilde hatırlatır. İnsan, kendisine verilen bu emaneti en güzel şekilde korumakla yükümlüdür. Gönül, sevginin, merhametin ve iyiliğin yuvasıdır. Bu nedenle, onu temiz tutmak, kötü düşüncelerden arındırmak ve güzel duygularla beslemek önemlidir. Bu emanet, sahibine layık bir şekilde korunmalıdır. Hayatta karşılaştığımız her zorluk ve her güzellik gönlümüze bir iz bırakır. Ancak önemli olan, bu izlerin bizi karartmasına değil, aydınlatmasına izin ver-mektir. Gönül bir aynadır; eğer onu temiz tutarsak, etrafa da güzellikler yansıtır. Sevgiyle dolu bir gönül, etrafına ışık saçar ve insanları iyiliğe teşvik eder. Unutulmamalıdır ki, gönlün temizliği sadece sahibine değil, çevresine de huzur getirir. Bu yüzden her an, gönlümüzü kötülüklerden arındırmaya ve iyilikle doldurmaya gayret etmeliyiz. Çünkü bu emanet, Yaradan’a layık bir şekilde korunmayı hak eder. 19.01.2025 Ankara Durmuş Ali ÖZBEK Eğitimci Yazar Kültür Bakanlığı Halk Şairi edebiyatevi.com/yazi/301608/gon...
İnsan ve Hayat
İNSAN RUHUNUN DERİNLİKLERİ
A. Acı ve Ümitsizlik: Hayat, insanoğlunun karşılaştığı en büyük meydan okumalardan biridir. Her birimiz, yaşam yolculuğunda farklı zorluklarla yüzleşiriz. Bu zorluklar bazen bizi derin bir acıya sürükler, bazen de ümitsizliğin karanlık dehlizlerinde kaybolmamıza neden olur. Ancak acı ve ümitsizlik, insan ruhunun en temel ve evrensel duygularından biridir. Bu iki duygu, her ne kadar yıkıcı gibi görünse de, aslında insan deneyiminin ayrılmaz bir parçasıdır ve bizlere önemli dersler sunar. B. Acının Doğası Acı, fiziksel ya da duygusal olsun, insanın varoluşsal bir gerçeğidir. Duygusal acı, genellikle kayıplar, hayal kırıklıkları ya da sevilen birinin yokluğu gibi durumlarla tetiklenir. İlk başta dayanılmaz gibi görünse de, acı bize insan olduğumuzu hatırlatır. Çünkü hissetmek, yaşamın bir kanıtıdır. Acı, aynı zamanda empatiyi ve başkalarının duygularını anlamayı da beraberinde getirir. Acıyı deneyimleyen bir kişi, başkalarının acısını daha iyi anlayabilir ve onlara destek olabilir. Ancak acının doğası gereği, onu kabullenmek kolay değildir. İnsanlar genellikle acıdan kaçmaya ya da onu bastırmaya çalışır. Oysa acıyı bastırmak yerine onunla yüzleşmek, iyileşmenin ilk adımıdır. Acıyı kabullenmek, onun bir parçası haline gelmek değil; aksine onu anlamak ve ondan öğrenmek demektir. C. Ümitsizliğin Karanlığı Ümitsizlik, geleceğe dair inancın kaybolması ve hiçbir çıkış yolu görememe durumudur. İnsan, ümitsizlik içinde kendini yalnız ve çaresiz hisseder. Bu duygu genellikle başarısızlıklar, reddedilmeler ya da hayal edilen hedeflere ulaşamama durumunda ortaya çıkar. Ümitsizlik, insanın enerjisini tüketir ve yaşam sevincini zedeler. Ancak ümitsizlik her zaman bir son değildir. Bazen ümitsizlik, yeniden baş-lamanın ve hayata yeni bir perspektiften bakmanın başlangıcı olabilir.
SADECE ŞİİRLERE Mİ YORUM YAZILIR?
Sanatın ve edebiyatın insan hayatındaki yeri tartışılmaz bir gerçek. Şiir, bu alanların en duygusal ve en derinlerinden biri olarak öne çıkar. Kimi zaman bir sevdayı, kimi zaman bir acıyı, kimi zaman da hayata dair küçük bir anı şiirlerle ifade ederiz. Şiir, insanın ruhuna dokunan bir sanat dalıdır; bu yüzden de sıkça yorumlanır, duygular üzerine konuşulur. Ancak şu soruyu sormadan edemiyoruz: Sadece şiirlere mi yorum yazılır? Şiir, elbette yorumlanmayı ve üzerine düşünmeyi hak eden bir türdür. Ancak sanatın diğer dalları da en az şiir kadar yorumlanmayı bekler. Bir roman, bir hikâye, bir resim ya da bir film de aynı şekilde insanı etkiler ve düşündürür. Peki, neden bu türlere daha az yorum yaparız? Yoksa şiir, daha kısa ve yoğun olduğu için mi bizden bir tepki almayı daha kolay başarır? Şiirin Duygusal Gücü Şiir, genelde kısa ve öz bir anlatımla duyguları yoğun bir şekilde ifade eder. Birkaç dizede bir ömürlük hikâye saklı olabilir. Bu yoğunluk, okuyucunun kendini şiire daha yakın hissetmesine neden olur. Şairin kullandığı imgeler, metaforlar ve kelime oyunları, okuyucunun kendi hayatından izler bulmasını sağlar. Bu yüzden insanlar şiir okurken ya da dinlerken bir bağ kurar ve bu bağ onları yorum yapmaya iter. Ancak bu durum, diğer sanat dallarının etkisiz olduğu anlamına gelmez. Romanlar ve hikâyeler de okuyucuyu derinden etkileyebilir. Bir roman karakterinin yaşadığı zorluklar ya da bir hikâyenin sonundaki beklenmedik olay, okuyucuda güçlü duygular uyandırabilir. Fakat çoğu zaman bu duygular içselleştirilir ve dışa vurulmaz. Belki de uzun metinler karşısında yorum yapma ihtiyacı daha az hissedilir. Görsel Sanatlara Yönelik Yorumlar Şiir dışında görsel sanatlara baktığımızda, özellikle resim ve heykel gibi dalların da yoğun bir şekilde yorumlandığını görürüz. Sanat
Şiir