Durmuş Ali ÖZBEK

Durmuş Ali ÖZBEK
@dalice
SEN OLDUN
Bahane arama, benim aşkıma, Güftesi sen oldun, işte şarkıma. Uğratma nedensiz ağır yıkıma, Güftesi sen oldun, işte şarkıma. Karşılıksız sevda, sağır değil mi? Senin bu yaptığın, ağır değil mi? O kaş göz edişin, çağır değil mi? Güftesi sen oldun, işte şarkıma. Yolumu yitirip, ben seni bulsam, Bir konuk olarak, yanında kalsam, Bahane bulmazdım, yerinde olsam, Güftesi sen oldun, işte şarkıma. Eski bir radyonun, müziği oldun, Dilimde terennüm, gönlüme doldun, Uzak durmak için, bahane buldun Güftesi sen oldun, işte şarkıma. Özbekoğlu ayrı, dünyalardasın, Daha görülmemiş, rüyalardasın, İpliğin pazarda, furyalardasın, Güftesi sen oldun, işte şarkıma. 16.03.2024 Konya Durmuş Ali ÖZBEK edebiyatevi.com/yazi/284770/sen...
Şiir
Reklam
SİNKAFNAME
-Anonim söyleyişlere naziredir. Yanlışa doğru diyenin, Varını da, yoğunu da… Haksıza haklı diyenin, Azını da çoğunu da… Çokbilmişlik yapanların, Doğru yoldan sapanların, Sağa sola çarpanların Sağını da solunu da… Dedikodu yapanların, Hırsız olup kapanların, Dünyalığa tapanların, Arını da, zarını da… Yetimleri görmeyenin, Garipleri sevmeyenin, Tok iken acım diyenin, Adını da sanını da… Hak olana uymayanın, Ana, baba saymayanın, Kul hakkına doymayanın, Hanını da, damını da… İsrafa dalmış bünyenin, Armudun sapı diyenin, Üzümü çöple yiyenin,
Şiir
MUHAMMED'İM
Medine’yi göremedim, Yoluna gül seremedim, Muhammed’im Muhammed’im İzine yüz süremedim, Muhammed’im Muhammed’im x Rabbim nasip etse bana, Ulaşsaydım bende sana, Muhammed’im Muhammed’im Şifa olsan sen bu cana Muhammed’im Muhammed’im x Yüreğim hep seni özler, Yaşla dolar hep bu gözler Muhammed’im Muhammed’im İkna etmez başka sözler, Muhammed’im Muhammed’im x Ravza’nın önüne varsam, Ey Rasül’üm selam versem, Muhammed’im Muhammed’im Kapına yüzümü sürsem, Muhammed’im Muhammed’im x Özbekoğlu arar çare, Yürek oldu pare pare, Muhammed’im Muhammed’im Sana akan gönlüm dere, Muhammed’im Muhammed’im x
Şiir
SEN EY GÖNÜL
Bakışında seğirmeni, Görmez misin sen ey gönül? Hayat denen değirmeni, Sevmez misin sen ey gönül? Kul hakkına kastın niye, “Eğilmem önünde” diye, Boynuna dolanır biye, Sormaz mısın sen ey gönül? Gitme asılsız hanyaya, Aldanma sen, gel dünyaya, Bir selam ver sen Konya’ya, Duymaz mısın sen ey gönül? Gerçeğe dön, hayal kurma, Yutkunup sırtına vurma, Dünya malı deyip durma, Doymaz mısın sen ey gönül? Özbekoğlu, gör halini, Düşünesin ahvalini, Bitecek o ikbalini, Bilmez misin sen ey gönül? 20.03.2024 Konya Durmuş Ali ÖZBEK Ahval: Olaylar, durumlar, haller, vaziyetler ve davranışlar İkbal: Yüksek bir makama ya da iyi bir duruma erişme.
Şiir
Göç Zamanı
İnsanoğlu kuş misali, Uçar gider göç zamanı. Emelidir hoş visali, Kaçar gider göç zamanı. Güller açarken dalında, Arı çiçekte balında, İnsan taşınır salında Naçar gider göç zamanı. Can kafeste Rabbin anar Firakta gül kurur, yanar Sevgi pınarında kanar Açar gider göç zamanı Dağda erir, taş da erir, Allah’ın rahmeti bürür Hak yarattığını görür, Biçer gider göç zamanı. Özbekoğlu naçar kalma, Çalış derse hiç yanılma, Dünyalığa öyle dalma, Saçar gider göç zamanı. 19.03.2024 Konya Durmuş Ali ÖZBEK Hoş: Beğenilen, tatlı, güzel anlamında Farsça bir kelime, "Hoşa gitmek" de aynı kelimeden Visal: (sevgiliye) kavuşma
Şiir
Reklam