Bana sorarsan, kendini savunuyordun, daha çok acıyı daha çok duymamak için; sevgiyi kendi elinle azaltmağa, koparıp yolmağa kalkıyordun. Bir şeyleri silerek bir geçmişin yükünü yeğnileştirmek, azaltmak.. O ölçüde de kim bilir, geleceğini biraz olsun özgürleştirmek. Öyle kopuşlar güçtür, izi kalır;kopmağa kalkmak kendini de parçalamaktır. Bir yanıyla..
Kişilere, nesnelere, kendine bağlanırsın; bir gün bunlardan koparsın da. Gerekeni yapmadığını düşündüğünde haklısındır, değilsindir,bilinmez ama o anda, kopmuşluğunu yaşıyorsundur belki. Kopmuşluk, ölüm de demektir.
Ama hepsini bir arada düşündüğünüzde, içinizi yiyen kurt, yeterince çırpınmadığınızı, daha birçok şey yapabilecekken yapmadığınızı söylüyor. Babanız, anneniz iki kediniz .. Birinin elini, ötekinin başını, elleriniz arasında biraz daha tutabilirdiniz. Uykunuzdan uyandırmalarına, bir an da olsa, sinirlenmeyebilirdiniz..