Kılavuz

8,7/10  (12 Oy) · 
47 okunma  · 
11 beğeni  · 
827 gösterim
"Yazmasaydım unutup gidecektim belki, çoğunu..Oysa şimdi geviş getirip duruyorum. Şu 'aracı olmak', 'araç olmak', 'bir oyununtaşı, ya da taşları olmak'...
..İşin tümü bir oyun belki, ama bu oyundaki taşlardan biri, yalnız biri, ben, neyi oynadığımı bilmiyorum.Oyundaki yerimi bilmek şöyle dursun, birilerinin beni oynatıp oynatmadığını da kestiremiyorum.
Ölümden de kaygılandırıcı olan, dönülmez olan durum, bu muydu acaba?''
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Mart 2011
  • Sayfa Sayısı:
    136
  • ISBN:
    9789753420051
  • Yayınevi:
    Metis Yayınları
  • Kitabın Türü:
Doğan Yalçın 
30 Mar 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 8/10 puan

Bazı diller yeniden yaratılır. Bazı cümleler sil baştan yazılır. Yeni dilinle yeni cümlelerin içindeki zorlukların tüm kapılarını açarsan eğer bu dillini birilerinin benimsemesini bekleyebilirsin. Dil benimsemek en büyük sorunlardan biridir okuyucu için. Benim içinde aynı şey geçerli hatta bir nebze fazla var diyebilirim. Yazarın kendince bir dil yaratması görülmeye ve okunmaya değer. Olay ilginç mi? Bir nebze. Kelimeler sağlam mı ? Gibi. Sanki. Kurgu kopukluğu var mı ? Hissedilmeyecek gibi değil.Uğur, Mümtaz, İhsan,Yılmaz, Bülent gibi baş kahramanların belkide içlerindeki boşlukların arayışıyla bitiriliyor denilebilir. Farklı bir üslup ve dilli kullanmak her zaman becerilemeyen bir şey olduğunu düşünürsek eğer evet kitap okunmaya değer. Ağır diye vazgeçmemek lazım.

Zeynep 
04 Eyl 01:56 · Kitabı okudu · 18 günde · Beğendi · 9/10 puan

Tam anlamıyla boş zaman, sessizlik ve sakinlik isteyen bir kitap. Yoksa en ufak bi dikkat dağınıklığında kaybolup gitmek işten bile değil.
Bir sabah, rastgele denk geldiğiniz gazete ilanındaki bir işe başvurursanız ve bu iş sanki tam da siz başvurun diye hazırlanmış gibiyse… Düş ile gerçeği ayıramayan bir adam için, bu tuhaf durum, gizemli bir kaset ve sır saklayan bir arkadaşın da hayatına girmesiyle karmaşıklaşır. Cevapsız sorular, olayların arkasındaki gizi çözmek için verilen mücadele, şüpheler ve tam olaylar aydınlanıyormuş gibi gözükürken beliren yeni yeni sorular…
Ben, Uğur’un yerine kendimi koyma işini fazla abartmış olacağım ki, tüm o düşlerin, soruların ve ihtimallerin içerisinde kayboldum.
Yaşam bir oyun mudur? Oyunsa tek oyunculu bir oyun mudur? Yoksa bir sürü oyun ve oyuncunun bir arada bulunduğu karmaşık bir oyun mudur? Bu oyunun taşları isek, bu durumda ölüm, özgürlüğü getirecek bir anahtar mı olur?

Rogojin 
24 Haz 2015 · Kitabı okudu · 9/10 puan

Kılavuz'u okumaya başladığımızda ister istemez ne anlatıldığına dair sorular oluşuyor kafamızda: acaba anlatıcıyı takip ederken olup biteni kavrayabiliyor muyuz? Çünkü anlatıcı yani Uğur da emin değil tam olarak ne olduğundan, düşleriyle gerçekler içiçe geçmiş, daha önemlisi birbirine dolanmış halde akıp gidiyor. Bazen, hatta sık sık anlamaktan çok dilin güzelliğine kendimizi bırakabiliyoruz. Dil bu kadar güzel kullanılabiliyor mu?

Aşağıdaki linkte çok güzel bir inceleme var, mutlaka okumalısınız:

http://bulentozgun.blogspot.com.tr/...uz-bilge-karasu.html

gizem ucgul 
12 Şub 23:13 · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 7/10 puan

Konusu giderek derinlesse de havada kalan bolumleri oldu.
Cumle dizimi guzel, dilini sevdim ancak harfleri yumusatmasi ise oldukca rahatsiz ediciydi. yapmaga yazisi gibi..

Kitaptan 16 Alıntı

Yağmur 
30 Ağu 20:25 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"İnsanların,mutlu oldukları için,bu mutluluğun içindeyken,canlarına kıydıkları olur mu?"

Kılavuz, Bilge Karasu (Sayfa 69)Kılavuz, Bilge Karasu (Sayfa 69)
Zeynep 
03 Eyl 18:15 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Burada çok mutluymuş. 'Mutlu' sözcüğünü kullandığına dikkat ettiydim, unutmuyorum. Biraz sonra da, 'insanın burada ölmesi ne güzel olurdu!...' dedi. İtiraz ettim 'yaşamak daha güzel olmaz mı?' türünden bir şeyler söyledim. Yüzüme uzun uzun baktı. 'Anlamıyorsunuz!' dedi. Üstelemedim. Kalkıp gitti biraz sonra... Görüyorsun ya, İhsan, mutluluğun kimi insana ölümü düşündürdüğünü bilmez değilim.

Kılavuz, Bilge Karasu (Sayfa 98)Kılavuz, Bilge Karasu (Sayfa 98)
Feyza aslan 
14 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

"Asıl mutluluk bu olsa gerek," dedi, "ulaşmağa can attığımızın biraz öncesi..."

Kılavuz, Bilge Karasu (Sayfa 105 - Metis)Kılavuz, Bilge Karasu (Sayfa 105 - Metis)
Yağmur 
29 Ağu 15:17 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

Yazmasaydım unutup gidecektim belki,çoğunu...Oysa şimdi geviş getirip duruyorum.Şu "aracı olmak","araç olmak","bir oyunun taşı,ya da taşları olmak"...

Kılavuz, Bilge Karasu (Sayfa 56)Kılavuz, Bilge Karasu (Sayfa 56)
Yağmur 
29 Ağu 15:14 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

İşin tümü bir oyun belki,ama bu oyundaki taşlardan biri,yalnız biri,ben,neyi oynadığımı bilemiyorum.Oyundaki yerimi bilmek şöyle dursun,birilerinin beni oynatıp oynatmadığını da kestiremiyorum.

Ölümden de kaygılandırıcı olan,dönülmez olan durum,bu muydu acaba?

Kılavuz, Bilge Karasu (Sayfa 57)Kılavuz, Bilge Karasu (Sayfa 57)
Zeynep 
 31 Ağu 15:23 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

...acıyı daha çok duymamak için, sevgiyi kendi elinle azaltmaya, koparıp yolmaya kalkıyordun. Bir şeyleri silerek geçmişin yükünü yeğnileştirmek, azaltmak... O ölçüde de kim bilir, geleceğini biraz olsun özgürleştirmek... Öyle kopuşlar güçtür, izi kalır; kopmaya kalkmak kendini de parçalamaktır.

Kılavuz, Bilge Karasu (Metis yayınları)Kılavuz, Bilge Karasu (Metis yayınları)
Yağmur 
31 Ağu 15:40 · Kitabı okudu · Beğendi · 9/10 puan

"Birinin düşünde olmak..."dedi."Kaç yazar,dönüp dolaşıp,bu noktada buluşmuştur!Öyle değil mi?"

Kılavuz, Bilge Karasu (Sayfa 102)Kılavuz, Bilge Karasu (Sayfa 102)
nalân 
07 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

İşlemediğim bir cinayetin suçluluğunu taşıyordum düşlerimde...

Kılavuz, Bilge Karasu (Metis Yayınları)Kılavuz, Bilge Karasu (Metis Yayınları)
nalân 
07 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

"Usun uykuya dalması..." diyordu resmin altında Goya, "canavarlar üretir."

Kılavuz, Bilge Karasu (Sayfa 99 - Metis Yayınları)Kılavuz, Bilge Karasu (Sayfa 99 - Metis Yayınları)
nalân 
 06 Ağu 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Kişilere, nesnelere, kendine bağlanırsın; bir gün bunlardan koparsın da. Gerekeni yapmadığını düşündüğünde haklısındır, değilsindir, bilinmez ama, o anda, kopmuşluğunu yaşıyorsundur belki. Kopmuşluk, ölüm de demektir. Bir ölümü yaşarken –ya da, beklerken- bağını öldürmen, duyacağın acıyı azaltmak istediğinden ileri geliyor da olabilir. Senin sözündü:’İkimizle ilişkili kararlarını kendi kendine veren bir sevgili karşısında,’ öyleydi, değil mi?, ‘çekilmekten başka çıkar yol bulamadım.’ Kırıldığın, gücendiğin için yaptığını sanmış olabilirsin bunu. Bana sorarsan kendini savunuyordun, daha çok acıyı daha çok duymamak için; sevgiyi kendi elinle azaltmağa, koparıp yolmağa kalkıyordun… Bir şeyleri silerek bir geçmişin yükünü yeğnileştirmek, azaltmak… O ölçüde kim bilir, geleceğini biraz olsun özgürleştirmek… Öyle kopuşlar güçtür, izi kalır; kopmağa kalkmak kendini de parçalamaktır. Bir yanıyla…

Kılavuz, Bilge Karasu (Sayfa 60 - Metis Yayınları)Kılavuz, Bilge Karasu (Sayfa 60 - Metis Yayınları)
2 /