·
Okunma
·
Beğeni
·
120
Gösterim
Adı:
Dünya Şiir Antolojisi 2
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
764
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756461723
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pozitif Yayınları
Usta şairlerimiz Ataol BEHRAMOĞLU ve Özdemir İNCE’nin 103 ülkeden 847 şairin 1653 şiirini özenle seçerek hazırladıkları Dünya Şiir Antolojisi, bu konuda ülkemizde yapılmış en kapsamlı şiir antolojisi olması açısından çok önemli bir yer tutmaktadır.

Ataol BEHRAMOĞLU ve Özdemir İNCE’nin yaptıkları titiz ve uzun soluklu bu çalışma binlerce seçkin şiiri kapsıyor olmasının yanı sıra ülkelerin şiirleri üzerine temel bilgileri içeriyor.
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Güzelsin Sevgilim Benim
Yağmurun perdesini ellerin geçer,
Okşar gülüm damlaları ellerin,
Ellerin incedir Anka'nın sekişinden.
Güzelsin, sevgilim benim.
Arıyor ellerin gecenin saçlarında
Yanıp sönen ve altın hışırtısıyla
Göğün sessizliğini dağıtan
Minik yıldızları ...
Güzelsin, sevgilim benim.
Kar üstünde dolaşan ellerin,
İki mavi iz bırakıyor, bir kızak gibi...
Güzelsin, sevgilim benim.
Yazla gidiyor ellerin,
Gagaları açık iki turna sanki
Akıyor, artık görünmüyor ...


Nina Cassian
Çeviren: M. Roman - S. Sezer
Ve o zaman ayak basar özgürlük toprağına
çünkü özgürlük olanaklıdır, eğer şair
güçsüzlükten gücü yaratacaksa, döverek örsünde.
silahsızlıktan, silahı
ürkütücü boşbeyinlilikten, aklı
başkaldıran rastlansallıktan, yasayı
yaşama saldıran başıboşluktan, düzeni
karmaşık belirsizlikten, yazgıyı
süprüntüden, değeri
ve ideali yaratacaksa, döverek örsünde, kurnazca ve
buram buram tüten maddeden ...
Tutsağım, şairim çünkü - böyle başladı bu.
Hizmet ediyorum, çünkü şairim-böyle sürmekte.
Tutsaklığım, yaptığım hizmettir.
İnsanlık soylulaşıyor benim acımda; dünyanın tüm başkaldırıcılı­
ğını, tüm utancını onun, yıkılabilirliğini ve utkusunu keşfediyor.
https://m.youtube.com/...6tm2kRnchw&t=65s


"Ne diyeceğiz uyuyan dosta bu gece?
En güçsüz sözcük
en yırtıcı acıdan geliyor dudaklarımıza.
Bakacağız dosta,
bakacağız hiçbir şey demeyen yararsız dudaklarına,
çok yavaş konuşacağız
Her akşam
aldırışsız ve dipdiri beliren eski ağrının
yüzünü alacak gece. Bir can gibi karanlıkta suskun,
acı çekecek eskil sessizlik.
Çok yavaş soluyan geceye konuşacağız.

Ölü sessizliğe karşı oylumlaya oylumlaya varlıkları
apansız gelecek şafağın irkiltisinde
ve varlıkların ötesindeki karanlıkta
an’ların damlayışını duyacağız. Yararsız ışık
günün doğan yüzünü vuracak ortaya. Susacak
an’lar. Varlıklar konuşacak yavaştan."
ODYSSEUS
Her zaman daha az alanımız
boğulmuş imgelem
hiçbir şey yok arkasında ufkun
ve küçülüyor sınırlar
kuyruğu benzeri yaşlıların
bendedir geçmiş
her şey bendedir
nereye gidiyorsun yabancı
diye soran ses bile
derinliğine dalıyorsun
iç uzayların
saflığına
kıyılarına iniyorsun
düşüyor son sözcük
tertemiz görüntünün üzerine
hiçbir şey kalmıyor
et kemik ve kirişlerin kılıfında
içten içe
sıkışmış durum da
yeni bir dil buluyorsun
sessizlik işkence eder açlık gibi
SON KARŞILAŞMANIN ŞARKISI
Buzdan bir el kalbimi sıkıştırıyordu sanki
Ama bir düşte yürüyor gibiydim;
Sağ elimin eldivenini
Çıkarıp sol elime giydim

Bitmez tükenmez gibi geldiler bana
Oysa topu topu üç taneydi basamaklar
“Benimle öl..” diye fısıldadı
Akçaağaçların arasından sonbahar

“Aldatıldım ben.. Üzgünüm..
Uçarı, kötü yazgım aldattı beni…”
Dedim ki “Ben de, ben de öyleyim..
Ölürüm… Ölürüm seninle sevgili..”

Son karşılaşmanın şarkısıydı bu
Dönüp bir kez daha baktım karanlık eve;
Yatak odasının penceresinde
Mumlar, kayıtsız, sarı bir ışıkla parlıyordu…

1911
Anna AHMATOVA
Çeviri: Ataol BEHRAMOĞLU
LİLİ'CİĞİM

(Mektup yerine)

Tütün dumanı kemiriyor havayı.
Oda
Kruçyonıh'ın Cehennem' inden bir bölüm gibi.
Anımsıyor musun
İlk kez
ardında bu pencerenin
tutkudan çıldırmışçasına
okşamıştım ellerini.
Şimdi
oturuyorsun aynı yerde,
yüreğin
demirden bir kılıf içinde.
Ve yarın
paralayan sözlerle
kovacaksın belki beni
Ve loş antrede
uzun süre
titreyişlerle sarsılan bir kol
bulamayacak
ceketteki yerini.
Çıkacağım, ezilmiş.
Fırlatacağım vücudumu sokağa.
Yabanıl
çılgın
umutsuzlukla paramparça.
Hayır
gerek yok buna,
sevgilim,
biriciğim,
gel
vedalaşalım şimdiden.
Ağır bir gülle gibi
aşkım
nereye kaçarsan kaç
asılıdır sana
nasıl olsa.
Bırak
son bir haykırışla uluyayım
horlanmışlığın acı yankısını.
Çalışmaktan
anası ağladığında öküzün
gider
salar kendini soğuk sulara.
Aşkından başka
deniz yok bana,
ve gözyaşları da
bir erinç
koparamıyor ondan.
Yorgun fil
sessizliği aradığında
yatar
kızgın kumlara saltanatla.
Aşkından başka
güneş yok bana.
Ve bilmiyorum bile
neredesin şimdi ve kiminle.
Eğer
bir başka şair olsaydı
böylesine üzdüğün,
onarırdı acısını
parayla ve ünle.
Fakat
sevinç vermiyor bana hiçbir çınıltı
senin sevgili adının
çınıltısından başka.
Atmayacağım
bir boşluğa kendimi,
zehir içmeyeceğim.
Ve dayayıp
şakağıma namluyu
çekmeyeceğim tetiği.
Ağzı hiçbir bıçağın
bakışların kadar senin
kesemez beni.
Yarın unutacaksın
seni taçlandırdığımı,
ve yakıp tükettiğimi
çiçeklenmiş bir ruhu
aşkla.
Ve uçarı günlerin fırtınalı karnavalı
dağıtacak
sayfalarını kitaplarımın.
Sözlerimin kurumuş yaprakları mı
durduracak seni
çırpınan soluğuyla.
Bırak hiç değilse
son bir sevgi dalgası sereyim
beni bırakıp giden adımlarının altına.

Vladimir MAYAKOVSKI
Çeviren : Ataol BEHRAMOĞLU

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Dünya Şiir Antolojisi 2
Baskı tarihi:
Mart 2013
Sayfa sayısı:
764
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756461723
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pozitif Yayınları
Usta şairlerimiz Ataol BEHRAMOĞLU ve Özdemir İNCE’nin 103 ülkeden 847 şairin 1653 şiirini özenle seçerek hazırladıkları Dünya Şiir Antolojisi, bu konuda ülkemizde yapılmış en kapsamlı şiir antolojisi olması açısından çok önemli bir yer tutmaktadır.

Ataol BEHRAMOĞLU ve Özdemir İNCE’nin yaptıkları titiz ve uzun soluklu bu çalışma binlerce seçkin şiiri kapsıyor olmasının yanı sıra ülkelerin şiirleri üzerine temel bilgileri içeriyor.

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Éomer King
  • ibrahim Yanık
  • poena
  • Nurtaş ulaşoglu
  • Almost Honest
  • indéfini

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0