Çok fazla spoiler içerir!!!
İşgal yıllarını anlatan bu kitabın bende vatan sevgisini en derin biçimde uyandırdığını söyleyebilirim çünkü karakterlerin vatan uğruna göze aldıkları şeyler beni epey etkiledi. Baş karakter bir paşanın oğlu ve zengin soyundan gelmesine rağmen babası öldükten sonra sefaletin ne olduğunu anlayıp görüyor, bu da bana hayatın bizleri nerelere getirebileceğini hiçbir zaman tahmin edemeyeceğimizi çok iyi bir şekilde anımsattı. O dönem İstanbul da yaşanan iç sorunlar ve dış kuvvetlerin baskısı yoğun olarak bu eserde yazılmış ve hissettirilmiştir. O zamanlarda basın anlamında yapılan hareketleri ele alan bu eser aynı zamanda tarafsız olmayı da ele almıştır. Açıkçası bu eser de ihanetin nasıl bir şey olduğun da çok iyi anladım. Yıllardır güvenip, iyi bildiğimiz birinin bizi hiç düşünmeden satması ve kandırmasını bu eser en derin ve gerçek duygularla bana yaşattı. Bu kitapta beni en çok etkileyen şey ihanet ve dostluktu.
Şuna da değinmek istiyorum; yıllardır görüşmediğin ve konuşmadığın biri için kendini feda etmek benim pek garibime gitmişti. Kamil Bey’in orada gösterdiği bu örnek hareketi garipsemiştim çünkü kimse kimseye yardımcı olmak için elinden geldiği kadar yardım etmez, daha doğrusu nadir rastlanılan bir şeydir bana göre. Hele ki kendi evinden bir şeyler alıp o eski püskü binaya taşıyıp elinden geldiğince yeni göstermeye çalışması...
O dönemde kadınların hor görülmesini de ele alan bu kitap aynı zamanda bir kadının hem kocası hem de vatanı için neler yapabileceğini de işlemiştir. Bu eserde bir kadının hiç korkmadan mücadeleyi bırakmaması beni fazlasıyla okumaya teşvik etti.
Bu eser beni her yönüyle etkiledi diyebilirim. Daha önceden dediğim gibi vatan sevgisi çok güzel ve akıcı bir dille aktarılmış. Bu duyguyu iliklerime kadar