Tuğçe Kasap

İntikam
Ömrümde ilk olarak öç almanın tadını duyuyordum. Bu, ilk içildiği zaman kanı kaynatıp başı döndüren kokulu bir şaraba benziyordu. Sonradan ağzımda bıraktığı paslı, madeni, buruk lezzet bana zehirlenmişim gibi bir duygu verdi.
Sayfa 55 - Jane·Kitabı okudu
Reklam
Cehennem!
“Sen kötü kimselerin öldükten sonra nereye gittiklerini bilir misin? Ben hemen bilinen karşılığı yapıştırdım: “Cehenneme giderler.” “Ya, cehennem nedir? Bunu biliyor musun?” “İçinde ateşler yanan bir uçurum.” “Bu uçurumun içine düşüp sonsuza dek yanmak ister misin?” “İstemem, efendim.” “Öyleyse cehenneme gitmemek için ne yapman gerekir?” Bir an düşündüm. Yazık ki sonunda verdiğim karşılık beğenilmedi: “Hep sağlıklı olup ölmemem gerekir.”
Sayfa 48 - Jane - Mr. Brocklehurst·Kitabı okudu
Sevilme ihtiyacı!
Karyolama bebeğimi de alırdım her zaman. Her insan birilerini, bir şeyleri sevmeyi gereksinir. Ben de sevilmeye layık birilerinden, bir şeylerden yoksun olduğum için, küçük bir korkuluk kadar partal, soluk olan bu zavallı oyuncağı sevip bağrıma basmakla avunuyordum.
Sayfa 42 - Jane·Kitabı okudu
Yoksulluğun Yanlış Tanımı
Yoksulluk yetişkinler için çekici bir şey değilse çocuklar için hiç değildir; çünkü, “yoksulluk” deyince çocuklar çalışkan, temiz, dürüst, efendi kişileri düşünmez. Bu sözcük onların aklına partal kılıklar, açlık, soğuk, kaba saba davranışlar, bayağılıklar, kötülükler getirir. Benim için de yoksulluk demek aşağılık demekti.
Sayfa 36 - Jane·Kitabı okudu
Kendini anlatmanın zorluğu
Çocukların duyguları güçlüdür, gelgelelim duygularını çözümleyemezler. Duyguların çözümlemesi düşüncelerini bir ölçüde etkilese bile vardıkları sonucu sözle belirtmesini bilemezler.
Sayfa 35 - Jane·Kitabı okudu
Reklam