Tuğçe Kasap

Bizim elimizden gelebilecek tek mucize yaşamaya devam etmektir, dedi karısı, hayatın kırılganlığını her gün korumaktır, sanki hayatın kendisi görmüş gibi ne yöne gideceğini bilemeyen hayatmış gibi, belki de doğrudur bu, ne yöne gideceğini gerçekten bilemiyordur, bize aklımızı verdikten sonra kendini bizim ellerimize teslim etmiştir, oysa baksanıza ona ne hale getirdik biz...
Sayfa 299 - Doktorun karısı·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hepimizin sonunda öleceğini biliyorum, yalnızca zaman meselesi, Ölüm her zaman bir zaman meselesi olmuştur, dedi doktor, Ama insanın yalnızca bir kör olduğu için ölmesi, ölümlerin en kötüsüdür...
Sayfa 298·Kitabı okudu
Siz yazarsınız, az önce dediğiniz gibi kelimeleri çok iyi tanımanız gerekir, dolayısıyla sıfatların hiçbir işe yaramadığını bilirsiniz, bir insan bir başka insanı öldürdüğünde, örneğin, bunu olduğu gibi ifade etmeli, zaten eylemin dehşeti, kendi başına, öyle korkunçtur ki böylesine korkunç olduğunu söylemekten bizi kurtarır, Gereğinden fazla kelime kullanıyoruz demek istiyorsunuz yani, Gereği kadar duyguya sahip olmadığımızı söylüyorum, Belki de yeteri kadar duyguya sahibiz ama onları ifade edecek kelimeleri kullanmıyoruz, Sonuçta duygularımızı yitiriyoruz...
Sayfa 294 - Doktorun karısı ve yazar·Kitabı okudu
Ölecek olmamız fikri bize pahalıya patlıyor, dedi doktorun karısı, ölenler için daima bir özür arıyoruz, sanki sıra bize geldiğinde bizi bağışlamalarını önceden ister gibiyiz...
Sayfa 290 - Doktorun karısı·Kitabı okudu
Kelimeler böyledir işte, fazla gizlerler kendilerini, birbirlerinin peşine takılırlar, nereye gittiklerini bilmez görünürler ve ansızın, ikisinin, üçünün, veyahut dördünün birden, kolayca ortaya çıkmasıyla, bir kişi zamiri, bir zarf, bir fiil, bir sıfatla, karşı konulamayan bir heyecan tenimize ve gözlerimize yükselir, duygularımızın sükuneti bozulur, bazen de sinirlerimiz dayanamaz buna, çok tahammül etmişlerdir, sanki bir zırh kuşanmış gibi her şeye katlanmışlardır...
Sayfa 283·Kitabı okudu