Osman DARGIN

Osman DARGIN
@darginosman
Bazen insanın içinde anlatamadığı bir ağırlık olur… Ne tam tarif edebilir ne de tamamen susturabilir. Gönlünde bir düğüm gibi durur gece olunca daha çok hissedilir. Ama unutma seni bu hale getiren şeyi de, o düğümü çözecek olanı da en iyi bilen Allah’tır. Her şeyin bir vakti her yaranın bir merhemi vardır. Sen sadece dayan kalbini karartma ve içinden geçenleri O’na bırak. Çünkü en karanlık gecenin bile bir sabahı vardır… ve o sabah çoğu zaman sandığından daha yakındır…
Reklam
Ramazan’da tutulan orucun, kılınan teravihin ve yapılan ibadetlerin kabulüne dair en güzel işaret; Ramazan’dan sonra hayatımızda oluşan değişimdir. Eğer kişi; kumarı bırakmışsa, İçkiyi terk etmişse, Harama bakmayı bırakmışsa, Yalanı ve gıybeti azaltmışsa, Öfkesini kontrol etmeye başlamışsa, Kul hakkına daha dikkat eder hâle gelmişse, Namaza yönelmiş ya da aksattığı namazları düzene koymuşsa, Kur’an’la bağını koparmamışsa, Sadaka ve iyilikte devamlılık göstermişse… İşte bunlar, Ramazan’ın kalpte iz bıraktığının ve yapılan ibadetlerin kabulüne dair en güzel işaretlerindendir..✍🏻
Eski bayramların tadı olmasa da, akrabayı gözetmek ve ziyaret etmek dinimizin önemli bir emridir. Fakat bu güzel günlerde bir hususu unutmamak gerekir: Depremde ve yakın zamanda sevdiklerini kaybedenlerin kalbi hâlâ yaralı… Paylaşımlarımız belki de bir hüzne dokunabilir. Bu yüzden daha hassas, daha ince düşünmek gerekir. Bayramın sevincini yaşarken; başta afetlerde hayatını kaybedenler olmak üzere, ahirete irtihal eden tüm Müslüman kardeşlerimizi de unutmayalım. Allah’ım, tuttuğumuz oruçları ve okuduğumuz hatimleri onların ruhlarına hediye eyle, rahmetinle muamele eyle…
İnsan, aklına gelen her düşünceden sorumlu değildir. Başkası hakkında geçen bir düşünce ona zarar vermediği gibi, dinle ilgili zihinden geçen anlık düşünceler de imana zarar vermez. “Bunu düşündüm, imanım zedelendi mi?” diye sürekli sorgulamak ise hakikat değil, vesvesedir. Vesvese, insanın hem maneviyatını hem iç huzurunu hem de günlük hayatını olumsuz etkiler. Önemli olan düşünce değil; onu sahiplenip sahiplenmemektir.
Beyni en çok yoran ve odaklanmayı çökerten şeylerin başında kısa video kaydırma sistemi geliyor. İnsan, bir düşünceye yoğunlaşamadan saniyeler içinde başka bir görüntüye geçiyor; zihin derinleşemeden yüzeyselleşiyor. Özellikle çocuklar ve gençler için bu alışkanlık, sağlam bir eğitim ve güçlü bir düşünce dünyasının önünde ciddi bir engeldir. Başarılı bir nesil isteniyorsa, bu alışkanlıktan uzak durulmalı; hatta gerekirse toplum adına ciddi şekilde sınırlandırılması düşünülmelidir…
Reklam