Düşenlerle böbürlenen bir dünyada yaşıyoruz. Atamıyorum adımımı, ürküyorum, onun için yere basamıyorum. Evet, belki de yorgun değilim, korkağım yalnızca. Beni altüst edecek bir serüvenin ardından gelecek o büyük yorgunluktan korkuyorum. Korkunç bir yorgunluk olur bu... Ancak akıl hastanesinde dinlenebilir insan; gözünü sabahtan akşama kadar bir yere dikip bakarak...
Oysa hiç bitmeyecek gibi uzun değildir yollar. Bu çocukluktaki inançlar, gün geçtikçe yerleşir içimize, bizi körü körüne ağırbaşlı ve korkak biri yapar.