dark moon

Geçmiş, artık onun için cam kırıkları ile dolu bir anı yığınından başka bir şey değildi.
Reklam
İnsan 16 yaşındayken daha kırılgan oluyordu. Çünkü bu yaş bir şeyleri gerçekten değiştirebileceğine inandığın bir dönemdi. Acı gerçek çok sonraları bir tokat misali çarpıyordu yüzüne. Hayat değişmezdi. Değişmesi gereken insanın hayata baktığı pencereydi.
Yok sayılmak ve dinlenmemek insanın kalbine saplandığı anda oradan asla çıkmayan sızılardı.
Başkasının acısından memnun olup, bir diğeri başka bir canı yaktı diye hangi mantık tatmin olurdu. Benim içim almıyordu.
Her insan kendi zihninin içinde süzerdi acılarını. Ruhuna dokunacak olan acıyı böyle seçerdi.
Reklam