Bunca yıllık hayat ona çok şey öğretmişti. Ama öğrendiği en bilgece şey şuydu: Kimse göründüğü kadar değildi. Kapalı kapılar arkasında herkes göründüğünden ya daha fazla ya da daha azdı.
Kan kokardı bizim topraklarımız. O koku bağlardı bizi bu vatana. Çünkü yine kan çekerdi kendine ait olanı. Korumazsa bir evlat vatanını, savaşmazsa uğruna basmamalıydı o vatanın topraklarına. Doyduğun değil, var olduğun yerdi bizim lügatimizde vatan. Öyle öğretmişti babamız, Ata'mız, Yusuf ve Ali'miz. Dört yanı düşman ama her bir zerresi binbir zaferle donatılan kara parçasıydı bu topraklar.