dinden tamamen soyutlanmış kültürün yaşaması mümkün değildir..
televizyon, okulda verilen dersler gibi değilse de daha geniş anlamda, halkın eğitildiği bir forum gibi düşünülmeli ve değerlendirilmelidir..
çocuklara yönelik programlar, tam bir yıkım Ülke için.. kendi masal kahramanlarını öğrenmeden, isimleri bile Türkçeleştirilmemiş, Müslümanlığa uyarlanmamış amerikan, japon, avrupalı masal kahramanlarıyla, adları ve sanlarıyla tanışmakta ve isimleri, cisimleri, dinleri, âdetleri, ülkeleriyle haşır neşir olarak bunları benimsemekte ve ruhuna geçirmekte çocuk..
tanzimattan bu yana, toplumumuzu batıya uygun bir toplum yapmak için bir "dönüştürme" faaliyeti sürüp gidiyor.. bu "dönüştürme" işinin, kültür değişimi hareketinin jenaratörü ve transformatörü olarak da üniversite seçilmiştir.. buna sonradan basın ve şimdi de televizyon eklendi.. bu "dönüşüm"le toplumumuzun beyni yıkanacak, geçmişle ilgisi kopartılacak, son aşamada da her halde hıristiyanlaştırılarak tarih sahnesinden silinmesi sağlanmış olacaktır.. beyin öyle yıkanacak ki, sanki o geçmişi hiç yaşamamış gibi olacak, hatırlatıldığı zaman da o geçmişten utanacak..