“Hiçbir hanedan mensubunun kanı dökülmez, ancak boğularak öldürülürdü.” Bu neden böyleydi acaba? Kanları başka renkte miydi, yoksa öyle olduğunu sanmamızı mı istiyorlardı? Kanlarının biz zenciler gibi kırmızı olduğunun görülmesinden mi korkuyorlardı?
“Bu dünyada Allah’ın en çok gücüne giden şey, insanların hadlerini bilmeyip büyüklük taslamarıydı. Ben de kendimi bir halt sanıp imparatorluk ailesiyle aşık atmaya kalkmıştım.”
“ Belinden hançerini sıyıran, vezire dalıyor ve yağlarından bir parça kesip koynuna dolduruyordu. Vezirin kesilmiş yağlarını evlerine götürecekler ve ağrıyan yerlerine dolak yapıp saracaklardı. Meyvesi insan olan ağaca saklanan rüzgâr bile böyle bir manzarayı dünyanın hiçbir yerinde görmemiştir.”