Breuer: Sizi koruyan bir babanızın olmaması nasıl bir şey?
Nietzche: Beni koruyan mı yoksa bana baskı yapan mı? bundan emin değilim. Ya da şöyle demeli: bu durum, çocuk için bir kayıp olarak görülebilir ama adam için değil.
Breuer: Bunun anlamı?
Nietzche: Bunun anlamı sırtımda babamı taşıma yükünü taşımadım hiç, onun yargılarının ağırlığı boğazıma çökmedi, benim yaşama hedefim onun tutkularını gerçekleştirmek biçimini almadı. Babamın ölümü bir nimet, bir özgürlük olarak da görülebilir. Onun geçici arzuları asla benim yasam haline dönüşmedi.
“Daha derinlere bakarsanız, bu arzunun da tüm diğer insanlardan daha üstün olma arzusu olduğunu görürsünüz. ‘âşık’, ‘seven’ kişi değildir: Aslında o, sevdiği kişinin mutlak sahibi olmayı amaçlar. Bütün isteği, tüm dünyayı o değerli malından soyutlamaktır. Altınları başında nöbet bekleyen ejderha kadar alçak ruhludur. Dünyayı falan sevmez, tersine tüm diğer canlılara karşı bir umursamazlık içindedir.”