Kendilerine verdiğimiz kitabı ona yaraşır biçimde, yani manasını anlayıp idrâk ederek okuyan ve onu kendilerine bir hayat programı yapanlar var ya, işte ona gerçekten inananlar bunlardır.
Allah'ın mescitlerinde O'nun adının anılmasına ve hükmünün özgürce ifade edilmesine engel olan içki, kumar, fuhuş gibi her türlü ahlaksızlığı yaygınlaştırarak camiye giden yolları tıkayan, buraların toplumsal etkinlikten yoksun, cemaatsiz ve harap olması için çaba harcayanlardan daha zalim kim olabilir! İşte öylelerine, bu mescitlere ancak korku içerisinde girmek yaraşır. Onlar için bu dünyada aşağılık, âhirette ise çetin bir azap vardır.
Cennete girmede gerçek ölçü şudur: Her kim ki, tüm ruhu ve benliğiyle yalnızca Allah'ın buyruklarına teslim olur ve bu teslimiyetin canlı şahidi olarak güzel ve yararlı davranışlar ortaya koyarsa, mükâfatını Rabb'inin huzurunda mutlaka görecektir ve hesap gününde ne korku duyacak, ne de üzülecektir!