Konuşmaların birinde aniden babalar ve çocukluk konusu açılıyor. Boğazımın düğümlendiğini, sesimin inceldiğini hissediyorum, masanın üzerindeki su şişesinden uzun uzun içiyorum…
Sadece çocukluk ve ölüm vardır, derdi Gaustin. Ölümden söz etmemek için çocukluktan söz ediyorum. Sadece orada, çocukluğumuzda, fiilen ölümsüzüz. Çoğu durumda.