Bir hayal gerçeğin kıyısından geçtiğinde, iki göz mahremde buluştuğunda, iki kalp birbirine dokunduğunda, bu dünyada bitmemiş ümitler adına bir çiçek daha açar ve umutsuzluk bir adım geri atar, bu çoşkun yüreğin zaferidir ve insanın karanlıkta atabileceği yegâne adımdır.
Peşine düşülmeyen yakıcı bir anıydı benim için, kundaklanmış petrol kuyuları gibi sürekli yanan bir ateşi nereye gömebilirdim ki içimde, yüreğimdeki oyuklar yetmemişti buna, ellerim yanmıştı, dışarı atmak zorundaydım, yaşayabilmek için, hayatın akışına bir sefer ayak uyduramadın mı arkadan gelen tekmeyi yapıştırırdı çünkü…