bir aşk hikâyesidir bu.
henüz yokken bir adımız,
yaşamak isteyip istemediğimizi sormadı bize hiç kimse.
beklediğim çok şey vardı,
neyi istediğimi bile bilmezken.
Henüz yokken adımız,
Yaşamak isteyip istemediğimizi sormadı bize hiç kimse.
Şimdi büyük şehri yapayalnız dolaşıyorum
Oturma odasından kapıya, pencereye bakarken
Yine birşey bekliyorum...
bu tarz kitapları çok fazla okumuyorum ve kitabın ilk yarısını hiç sevmedim desem yanlış olmaz, baya rahatsız oldum ama sonlara doğru yazar beni bir yerden yakaladı. kendimi hikâyelere çekilmiş hissettim. yazarımız her hikâyenin baş karakterinin yalnız olduğunu söylemiş, sanırım ikinci yarıdan itibaren anlatılan yalnızlık, benim bildiğim, tanıdığım yalnızlıktı ve bu yüzden o hikâyeleri daha çok sevdim. 5/10 verebilirim, kurgusu biraz daha gelişse daha iyi bir kitap olabilirdi.