Kitapla ilgili söyleyecek çok fazla şeyim var, spoiler içerecek, o yüzden bitirmeden okumamanızı tavsiye ederim.
Kitap çok akıcı, dili gayet basit ve insanı alıp götürüyor, buna hiçbir lafım yok, okurken keyif de aldım, çok fazla sevdiğim kısmı oldu ama eleştirilerim daha ağır basıyor maalesef.
Öncelikle kitabımızın adı bilindiği üzere "Gizli Tarih" ama bunun neresinde tarih var, anlayamadım. İlk 200 sayfada kitap bu ismi yansıtıyor olabilir ama sonrasında buna dair hiçbir şey görmedik, cinayet/polisiye okuduğum hissi daha baskın geldi. Bu yüzden kitabın arka kapağını okuyup alanlar büyük hayal kırıklığı yaşayacaklar.
Kitabı Richard Papen'in gözünden okuyoruz, diğer tüm karakterleri de onun ağzından dinliyoruz. Bence bu çok yanlış bir seçim. Eğer bu hikâyeyi birisi anlatacaksa o kişi kesinlikle Henry Winter olmalıydı çünkü hikâyenin ana kilit karakteri kendisi. Onları bu ayin işine sürükleyen, cinayete karıştıran kişi Henry'di. Daha sonra yaşananları kapatmaya çalışırken de tüm planlar Henry tarafından yapılmıştı, Richard'ın Henry'nin ne düşündüğü hakkında hiçbir fikri yoktu, çoğu zaman planların tamamına bile hâkim değildi. Bu hikâyenin etkisinde eksiklik yarattı.
Bu konunun dışında bir de karakterler arasındaki ilişkiler var. Her şey çok kopuk, karmaşıktı. Bir şeyler yaşandı ama çözümlenmedi. Ensest vardı ve midemi bulandırdı. Belki yunan mitolojisine gönderme yapmak için böyle bir şeye girişmiştir yazar diyorum ama yine de sinir bozucu.
Francis ve Charles'ın ikili bir şekilde durumlarını konuşmalarını isterdim.
Henry, Camilla'ya aşıktı sözde ama bununla ilgili de birkaç an dışında bir şey göremedik. Tek perspektifin yarattığı sorunlar...
Sonuç olarak, kitap okunabilir ama beklentinin bu kadar yükselmesine gerek yok. Dark academia, tarih meraklıları, sırf bu