"İnsanlar da evlerine çekilmiş, yuvasına yerleşmiş, akıllarınca bu sonsuz dünyaya hükmediyorlar. Kendi küçük olduğu için her şeyi pek az fark eden zavallı budala! Aşılmaz dağlarda, ayak basılmamış çöllerin üzerinde, bilinmeyen okyanusun öbür ucuna kadar her yerde Yaratıcının ruhu dolaşıyor, onu duyan ve yaşayan her toz zerresinden bile hoşnut oluyor."
"Dostum..." dedim, "İnsan hep insandır; ihtiras kabarır, insanlık sınırları bir kimseyi zorlarsa, akıl az olmuş, çok olmuş önemli degildir.Aksine... Başka bir kere bundan..."
"Siz insanlar..." diye haykırdım, herhangi bir şeyden söz ederken, 'bu yanlıştır, bu iyidir, bu kötüdür' diye kestirip atmadan yapamazsınız bir türlü. Bu ne demektir? Herhangi bir olayın asıl nedenlerini araştırdınız mı hiç? Bu olayı doğuran, önüne geçilmez hale koyan sebepleri arayıp buldunuz mu? Eğer bunu yapsaydınız, hükümlerinizde bu kadar aceleci olmazdınız."