Bir sanat eserini tüketmek, iki farklı yaşam öyküsünün buluşması anlamına gelir: Sanatçının yaşam öyküsü sanat eserine bakışı zedeleyebilir; seyircinin yaşam öyküsü sanat eserine bakışını şekillendirebilir. Bu, her seferinde yaşanır.
Duygularımızı her şeyden bağımsız görüyoruz- ya da öyleymiş gibi hissediyoruz- ama aslında tarihte içinde bulunduğumuz âna ve o ânın koşullarına bağlılar; ayrıca bunlardan önce gelen anlara ve koşullara.