İnsanın kalbi her zaman Allah'a yönelme ihtiyacı içindedir. Bu, insanın içinde bulunan asil ve samimi bir duygudur. Bunun yerini, varlık aleminde, varlığın sahibi olan Allah ile iyi bir iletişim kurma dışında hiçbir şey dolduramaz.
Sen arşın altında dahi olsan, ezan okunduğu zaman hemen kalk ve Allah'ın davetine icabet et, sonra tekrar eski yerine dön. Zira Allah ile olan vuslat hali ruhun ve kalbin haz duyduğu bir haldir. Halbuki davete icabet Rabbi'nin hakkıdır. Bu itibarla kim ruhunun zevkini Rabbinin hakkına tercih ederse o kimse "Ya Rab! Yalnız sana kulluk ederiz" diyenlerden değildir.
Aklıselim sahibi bir insanın derhal kendine gelip ciddi bir şekilde kendisine:
"Acaba ben niçin yaratıldım ve yaratılışımın gayesi nedir?"
diye sorması gerekir.