İnsanları bizim onları bıraktığımız yerde bulacağımızı sanıyoruz. Hayat ilerliyor, deviniyor, yerinde durmuyor. Biz giderken niye başkaları geride kalsın ki? Mutlu insanların ruhunda yaralar açılıyor, üzgün insanların ruhundaki yaralar iyileşiyor. Oluş ve bozuluş daima tekrarlanıyor.
Rivayet olunur ki Peygamberimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur;
"İyi bir sohbet arkadaşı misk satıcısı gibidir, sana misk vermese üzerine kokusu bulaşır. Kötü bir sohbet arkadaşı körük çekene benzer, tutuşturduğu ateş seni yakmasa bile üzerine dumanı bulaşır."