GÜLERKEN YÜZÜN Gülerken yüzün Dem çeken bir güvercinin sesini İçin için büyüyen çimenleri Baharda lunaparkı bayram yerini Ve alışkanlıklar dışında her şeyi Gülerken yüzün Aşıyor geçmişin acılarını Kendini yarına değiştiriyor Gülerken yüzün Sanki çarmıhını kırmışsın Senin ve ardından geleceklerin Aylası alnına düşmüş gecenin Oturmuş ağlıyor kendisi Bunu öyle candan öyle yürekten Öyle bir tutkuyla istiyorum ki Aklımda hep öyle kalmalısın. Gülten Akın
Somerî û Mîttanî Gelek bingeh wa danî Bav û kalê demê bun We çi b'serê wan anî!
Reklam
unutma baharda çiçek olan meyvedir yaza.... bu erik tanesi bu şakacı bahar çiçeği her dem taze kalsa...
Ücretli öğretmen olarak çalıştığım okulda branşımda üç ücretli öğretmen olarak çalışıyoruz. Bir kadrolu öğretmene verilecek maaş üç öğretmene dağıtılıyor. Kadrolulardan daha da fazla kağıt okumamıza hatta bazı kadrolu hocalardan ders anlatımı ve öğrenciyle iletişimimin daha güçlü olmasına rağmen. (evet bu konuda biraz ego kasmış olacağım çünkü gerçek bu.) Öte yandan aile kurumunun çöküşünden, azalan nüfustan, tek kişilik hane halklarından dem vuruluyor. Çeyiz yardımı, bilmem ne yardımı vs yapılacağı söyleniyor. Gençlerin önüne zaten uzun yıllar süren eğitim hayatından sonra hala ek eğitim getirmek ve bu eğitimleri de büyükşehirlerde yaparak öğretmenlik görevini icra etmek isteyen insanları göçe zorlamak büyükşehirde asgari ücretle geçime zorlamak, sonra da kalkıp evlilik yaşının gecikmesinden bahsetmek trajikomik bir durum. Eğitim süresi kısalacak deniyor ek eğitim ek sınav vs getirilerek ne kısaltılıyor anlayamıyorum. Çelişki üzerine çelişki, komedi üzerine komedi... Şuna ücretli çalışma süresini artırarak yasal kölelik sisteminim süresini uzatmak istiyoruz deyin. En azından ikiyüzlü gözükmessiniz...
ne dem bâki, ne gam bâki.
Ne dem baki ne gâm..
Alıntı
Reklam
Reklam