dem

Taşı atarlar, odunu yakarlar. Ya insanı? Tabutu odun, mezarı taş.. Peki insanın yoldaki telaşı hani nerede? İşte susmasını bilenin derdi, teneşirde suyla birlikte taştan akar gider... .
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanın bazen gönlünden iki tür ses gelir. Biri “ Yalnız sevmekle iktifa et, yeter.” der. Diğeri de “Yalnız sevmek kâfi midir, sevilmek lazım değil mi?” der.
Sussak da susmasak da paramparça kan renginde bir aşk konusur icimizde. Sustuğum yerlere sesleri taşımaktan yoruldum. Yoruldum yüzümü yollardan toplamaktan.. Bir uçurum çiçeği gibiydim, Her koklayanı dipsizliğine çeken. Ey suskunum! Sevabına değil günahına vurgunum. Sinan Yağmur
Sonsuzluğa kadar merhamet duymalıyız; Dört göz birine odaklanmalı sadece. İki göz ise körleşecek ölümün eliyle.
Peki ya aşk yoluna giren bizler ? Oysa çamurda nur aramaktayız.. Arıyoruz: kendimizi, aşkımız, maneviyatımızı, özümüzü, asıl vatanımızı... Arıyoruz: anlayış, sevmek, sevilmek, anlaşılmak, olduğumuz gibi görünmek, aldatılmamak, insaf , izran, insan.. Evet, insanlığımızı arıyoruz. İçselliğimizin güzelliğini keşfetmek istiyoruz. Arıyoruz.. Ne kadar arasak da yine yalnızız. Aradıkca yanlış anlasılıyoruz, yargılanıyoruz..